Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd mahalleleri bugün HTŞ ile diğer cihatçı ve faşist çetelerin, onları destekleyen ABD ve sömürgeci Türk devletinin Kürt halkına yönelik sistematik bir soykırım ve insansızlaştırma saldırısı altında. Ocak 2026 itibarıyla tırmanan bu saldırılar bu halk düşmanı kesimlerin demokratik bir Suriye’ye karşı olduklarının ve Rojava devriminin bölge halkları lehine kazanımlarının sürekli boğulmak ve tasfiye edilmek istendiğinin yeni bir göstergesi olmuştur. Ne olmuştu? Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê, 2011 yılından itibaren hem rejim hem de sömürgeci-emperyalist destekli cihatçı gruplar nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 200 bin kişi için güvenli bir sığınak haline gelmişti. Bu mahalleler, Esad hükümetine karşı ayaklanan ilk…
Yazar: Polen Ekoloji
English version is below. Bir yılı daha kapatıyoruz. 2025, yaşamlarımız etkileyen pek çok önemli gelişmenin olduğu bir yıl oldu. Bir yanda Kürt sorunun çözümü için devam eden sürecin tüm devrimci, demokratik mücadele güçlerinin strateji tartışmalarına etkisi ve 19 Mart’ta kendini bir kez daha gösteren gençlik başta olmak üzere halkın isyancı dinamikleri, diğer yanda önceki yıllarda “bölüşüm krizi” olarak ifade edilen halkın alım gücünün iyice daralmasıyla patlak veren beslenme, barınma, sağlık krizleri. Bir yanda “yeni nesil çeteler”in emekçi halkın yaşadığı yerlerde sokakta palazlandırılması sonucu ortaya çıkan uyuşturucu, şiddet, güvensizlik ortamı ve hiç durmadan süren erkek şiddeti ve kadın cinayetleri ile bu…
English version is below. Mücadeleyle geçen bir ay oldu 2025 Kasımı. İlişkilerimizi, düşüncemizi, alışkanlıklarımızı baştan aşağı örgütlü bir varoluşa zorunlu kılan bir savaş söz konusu. Sermayenin doğaya açtığı savaş. Doğanın özsavunması olan örgütlü işçi sınıfı ve ezilenlerin devrimci bölükleri her bir ekolojik ihtilafa karşı bu bilinç ve özgüvenle bu mücadeleyi yürütüyor. Bu ay, 10 Ekim’de sokakta uğradığı saldırıyla katledilen dostumuz Hakan Tosun’un davasında şüpheli 3. kişinin serbest kalması ve davadaki gelişmelerle ilgili avukatların basın toplantısı, COP30’un beklenen ve bilinen yeşil yıkama ve dünya halklarına karşı suç işlemeye devam edilen sahnesi ve ona paralel olarak gerçekleşen alternatif Halklar Zirvesi’nin bir araya…
Merkez-Kapitalist Devletler, Ezilen Halkları ve İklim Krizinden En Çok Etkilenen Toplulukları Oyalamaya Devam Edecek Mi – Yoksa Kapitalizmi Yıkma Görevini Üstlenecek Miyiz? 2025 yılı sona ererken dünya, 2015’te kabul edilen ve bugüne kadar müzakere edilmiş en önemli küresel iklim anlaşması olarak görülen Paris Anlaşması’nın[1] 10. yılında küresel emisyonlar artmayı sürdürüyor ve uyum programları iklim felaketlerinden etkilenen milyonları koruyamıyor. “1,5°C hedefini hayatta tutması” beklenen bu 10 yıl, bunun yerine derin bir ahlaki başarısızlığı, büyüyen eşitsizlikleri ve şirket çıkarlarına göre şekillenen yerleşik siyasi gücün, fosil yakıt lobilerinin ve sömürgeci ekonomik yapıların iklim değişikliğine yön vermeyi sürdürdüğünü gözler önüne sermiştir. İklim Adaleti ve…
18 Kasım 2025 | Kaynak: Focus on the Global South Çeviri notu: COP30 ile eşzamanlı olarak düzenlenen alternatif Halklar Zirvesi’nin sonuç bildirgesi kritik tartışmaları içinde barındırıyor. Örgütlenme ve mücadele çağrısının, sahte çözümlere karşı uyanık olunmasının öne çıktığı bildirgede BM çerçevesinde imzalanan anlaşmaların, kurumsal zeminlerin emperyalist yağmalamaya maruz kalan, mali-ekonomik sömürgeleştirilmiş ülkeler açısından halen ciddiye alınan bir kürsü olduğu görülüyor. Kapitalizmin temel baskı ve tahakküm araçları ortaya konulurken bunun altındaki maddi-ekonomik temelin bütünüyle ele alınmaması ise mücadelelerin öznesi ve programatik bütünlüğü açısından eksik noktalar olmayı sürdürüyor. İdeolojik çeşitliliğin enternasyonal işbirliği ve yaygınlık açısından sağladığı kolaylığın, aynı zeminlerde Çin’in Latin Amerika’yla ilişkilenişi,…
English version is below. Ekim 2025 bizim için unutulmayacak bir ay olacak. Bu ay, gazeteci, ekolojist dostumuz Hakan Tosun’un aramızdan alındığı büyük bir acıyla damgalandı. Katillerinden, sorumlularından hesabını sorma, onun mücadelesini büyütme sorumluluğunu üstümüzde hissediyoruz. Ekim 2025’te ekoloji gündemi yine enerji-maden projeleri ağırlıklı olmakla birlikte barajlardaki doluluk oranı üzerinden hissedilen kuraklık yaz döneminden kalan bir gündem olarak sürdü. Kanal İstanbul bahanesiyle Sazlıdere Barajı ve Kuzey Ormanları’nda süren inşaat faaliyetlerinin durumu daha da ağırlaştırmasına izin vermemek için İstanbul’daki ekoloji örgütlerinin harekete geçtiğini görüyoruz. Bu ay Kolektifimiz MAPEG’in son 2 yıldır açtığı tüm maden türlerini kapsayan ruhsat ihalelerini haritalandırma çalışmasını paylaşmaya başladı.…
English version is below. Emekçi sol basından derlediğimiz haberlerle oluşturduğumuz aylık çevresel ihtilaflar bülteninin Eylül sayısından Filistin başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında özgürlük için her biçimde mücadele eden herkese bir kez daha merhaba! Eylül bültenimiz yaz aylarının devam eden mücadele gündemleri ağırlıklı. İkizköy’deki süren direniş kalan son ağaçların da “süper izin” yasasının verdiği yeni yetkiyle kesilmesinin ardından şimdilik yenilgiyle sonuçlanmış oldu; ancak yasaya karşı çevre örgütlerinin sürdürdüğü eylemler, AYM önü açıklamalar ve Muğla’da Toprağımızı Vermiyoruz kampanyası öncülüğünde düzenlenen miting ile çevre hareketinin önceki yılın hayal kırıklığı ve dağınıklığını aştığı yeni bir döneme girdiği görülüyor. Kürt sorunun çözümü için…
Polen Dergi’nin 15. sayısını buradan indirebilirsiniz. Polen’nden… 6 Şubat depremlerinin ardından geçen yıllarda depremden etkilenen halkın ihtiyaçlarını karşılamaya uzanmayan devlet eli, acele kamulaştırmalarla tapulu arazilere uzanıyor. Özellikle Hatay’da halkın toprakları gasp ediliyor ve “yeniden inşa” sürecinde barınma hakkı önemsenmeden rant devşiriliyor. Bu saldırılar yalnızca deprem bölgeleriyle sınırlı değil. Temmuz ayında TBMM’de madencilik torba yasası görüşülmeye başlandı. Bu yasa ile halihazırda %60’ı madene ruhsatlı olan coğrafyamızda şirketlerin ruhsat alanlarının genişletilmesi, ÇED süreçlerinin devre dışı bırakılması ve bu süreçteki kararlarda MAPEG’in yetkilendirilmesi planlanıyor. Yine bu dönemde Meclis’ten geçen İklim Kanunu ise “net 0 emisyon, yeşil kalkınma” söylemleriyle bezenmiş ama gerçekte sermaye lehine…
English version is below. Polen Bülten’in Ağustos 2025 sayısından merhaba ! Ülke genelinde basında yer alan ekoloji haberlerini aylık olarak derlediğimiz bültenimizle, artarak devam eden doğa tahribatı ve çevresel yıkımın gelişimini kaydetmeye devam ediyoruz. Madencilik, petrol ve doğalgaz projeleri Ağustos’ta da ekoloji gündeminde merkezi bir yer tutarken, ülkenin dört bir yanından yansıyan haberler iklim krizinin etkileri, ormansızlaştırma, kuraklık ve su kriziyle yüz yüze olduğumuz ekolojik sorunların ağırlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bülten boyunca geride bıraktığımız ayın ekoloji haberlerinin kısa özetlerini okuyabilecek ve haber kaynaklarına ulaşabileceksiniz. Ekolojik yıkımın tüm yaşamı hedef aldığı koşullarda, emekçiler ve ezilenlerin örgütlü mücadelesine olan…
Bu yazı, Polen Ekoloji Kolektifi Gıda Egemenliği Çalışma Grubu tarafından hazırlanmıştır. GİRİŞ Kırsal kesimde yaşayan çiftçiler, Türkiye’deki yoksulların en yoksulları haline getirildi. Gelirleri çok düşük olan kırsal emekçileri, (tarımsal) üreticiler, iş, aş ve aile geçimlerini sağlamak için meslekleri olan çiftçiliği terk etmek zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıldılar. Ekonomik, sosyal, siyasal olarak bugün ve gelecekte ciddi sorunlara gebe olan bu gidişatın durdurulması ve sorunların çözülmesi için; üreticilerin refah düzeylerinin yükseltilmesinin yanı sıra kültürel ve sosyal bakımdan istenilen seviyeye gelebilmelerinin nasıl sağlanacağı üzerine düşünülmesi gerekiyor. Büyük çoğunluğu kentsel alanlarda yaşayan tüketicilerin (halkların) ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşılabilmesi ve gıda hakkının tesis edilmesi bakımından…