2022 Ekolojik İhtilaflar Raporu’nu okumak için tıklayınız. Ekolojik yıkımın etkisi 2022 yılında da gerek sosyo-ekonomik gerekse de çevre, halk ve işçi sağlığı bütünselinde sürdü. Ağır sanayi üretiminden zehirli kimyasalların kullanılmasına dek planlı kirletme söz konusu oldu ve makro ölçekli kirlilik olayları büyük düzeyde sömürünün ölçeğini belirledi. Büyük miktarlardaki ağır sanayi hurdasının terk edildiği yerlerde çalışanlar akut ve kronik sağlık risklerine maruz kaldı. Ormansızlaş(tır)manın artmasıyla doğal varlıkların aşırı hasadı çevresel hasar ve bozulmayla eş zamanlı olarak çatışmaların finanse edilmesi için kullanılan politikalardan oldu. Otoriteler tarafından insansızlaştırma/doğasızlaştırma için benimsenen zehir kullanımı bu çerçeveden daha geniş bir kapsamı hedef aldı. Yoksulluğu yaratan ve…
Yazar: Polen Ekoloji
Cumhuriyet Halk Partisi, 3 Aralık’ta (2022) “İkinci Yüzyıla Çağrı” başlığıyla ekonomi kurmaylarıyla birlikte müstakbel iktidarlarında uygulayacakları ekonomi politikalarını açıkladı. Her biri ekonominin farklı görünümleri üzerine yapılan sunumlarda her bir konuşmacının belki de en sık tekrarladığı kavramlar –teknoloji ile birlikte- “Temiz enerji, temiz üretim, temiz fonlar, temiz para, temiz yönetim, temiz toplum” oldu. Bütün bu kavramlarla “ikinci yüzyılda” “halkın kalıcı zenginlik”e erişmesi için öngörülen “dönüşüm modeli” betimlenmeye çalışıldı. Bu dönüşümün adını ise CHP’nin “Endüstriyel Dönüşüm Başdanışmanı” Jeremy Rifkin, “finans kapitalden ekolojik kapitale geçiş” olarak koydu. CHP tarafından açıklanan bu “Vizyon”, küresel/ulusal sermaye çevreleri ve onların sözcüsü “yeşil” “sarı” “kırmızı” vb.…
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı (COP27), Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde yapıldı. Konferans önceki yıllarda olduğu gibi emperyalist devletler arasında artan rekabet ortamında gerçekleşirken kendi devletlerinin askeri ve siyasi gücüne yaslanarak gezegeni yağmalayan şirketlerin sponsorluğunda gerçekleşti ve darbeci Sisi diktatörlüğü tarafından “Afrika COP’u” sahte alt metniyle organize edildi. Başından sonuna kadar sahtekarlıkla dolu zirvedeki absürtlüklerin belki de en barizi plastik kirliliği ve tatlı su kullanımı ile tek başına dünya çapında büyük bir ekolojik tahribatın sorumlusu olan Coca-Cola’nın da zirvenin sponsorları arasında olmasıydı, ki şirket zirvenin ilerleyen günlerinde artan tepkiler üzerine görünüşte bu sponsorluktan çekildi. Bu çok uluslu…
Doğa ve yaşam savunusunun sınır tanımayan anlayışıyla, yeryüzünün bir bütün ve tüm canlıların yaşam hakkı olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz. İnsanlığın ve doğanın ihtiyacı daha fazla bomba, daha fazla kimyasal, daha fazla ölüm değildir. Biliyoruz ki doğanın can çekiştiği bu sürece, kapitalizmin savaş politikalarıyla gelindi. Yakın tarihte tüm dünyada yüz milyona yakın insanın öldüğü ve silah üretiminin ortaya çıkardığı ekolojik yıkımın büyük sorunsalıyla karşı karşıyayız. 13 Kasım 2022’de İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde patlatılan bomba sonrası ortaya çıkan bulgulara ve çelişkilere rağmen, gerçeklerin açığa çıkmasına olan direnç, iktidarın açlık ve yoksulluk artarken dahi savaş ve saldırma politikasındaki inadını gösteriyor. Seçimlere yaklaşırken,…
Polen Dergi’nin 8. sayısını buradan indirebilirsiniz. Bu sayıda… Ağustos ayında kaybettiğimiz, Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Bingöl Erdumlu’yu anıyor; Fatoş Negiş Çırnaz’ın kendisine hitaben kaleme aldığı mektup ile başlıyoruz. Bursa Su Kolektifi’nin, kentteki eko-kırım suç mahalli noktalarını ifşa ettiği inceleme gezilerini ve rota boyunca her bir noktada yapılan gözlemleri “Bursa’da Eko-kırım durakları” başlıklı yazısı ile Figen Ovat bizlere aktarıyor. Divriği Doğa ve Yaşam Platformu sözcüsü Ali Aydın, maden şirketlerinin ve HES’lerin istilası altındaki ilçeyi, ekolojik tahribat ve halk sağlığı noktasındaki risklerin neler olduğunu anlatıyor. “Gemi Söküm Sanayinin Ekolojik Etkileri” yazısı ile Deniz Karadağ gemi söküm sektörün doğrudan ve dolaylı biçimlerle…
Uzun zamandır köyleriniz arasında çimento fabrikasının kurulmasına karşı nöbetiniz ve eylemleriniz devam ediyor. Bölgenizdeki ekolojik yıkım sürecini ve nöbet direnişi aktarır mısınız? Aslında mesele sadece ekolojik değil ekonominin, yaşam tarzının, kültürün de yıkım sürecidir. Ekolojik açıdan baktığımızda bölgede endemik türler mevcut; iki büyük su kaynağı var; arı taşı denilen bir yer var mesela, insan eli değmemiş, bölge florası ve arıcılar için büyük bir önem taşıyor. Geçen yıl köylülerin çabasıyla yangınlardan kurtarılan alan. 7751 dönümden bahsediyoruz. Muğla Merkez İlçesi Menteşe’nin oturum alanının 2,5 katı, içinde bir sürü tür yaşayan, endemik türler olan tamamen ormanlık bir alan burası. 30 yıldır devam ediyor…
Polen Dergi’nin 7. sayısını buradan indirebilirsiniz. Bu sayıda… Polen Dergi “Ekoloji Hareketinde Örgütsel Sorunlar” dosyası ile karşınızda. Temmuz sayımız, Raporlama Ekibi’nin gündem takibiyle 2022 yılı mayıs ve haziran ayları için hazırlanan Almanak çalışmasını sunarak başlıyor. Onto-Epistemik Sınırlar Dizisinde Hinterlandı ve Doğayı Düşünmek: Ekstraktivizmin Havza Bazlı ve Sınırötesi Etkileri başlıklı yazısında Sultan Gülsün, doğanın rant odaklı sömürülmesi olarak ekstraktif faaliyetleri toplumsal ve çevresel etkileriyle birlikte ele alıyor. Mısır Arap Cumhuriyeti ve İsrail Devleti ile AB Arasında Yapılan Fosil Gaz Mutabakatı Üzerine STK’lerin Ortak Bildirisi, Ezgi Semiz’in çevirisiyle bu sayıda yer alıyor. Egemenlerin savaş ve işgal çağrıları yine susmak bilmiyor. Türkiye’deki ekoloji…
Yeryüzüne yönelik şiddetin kapsamı ve yoğunluğu insan toplumlarını ve diğer türleri, bir bütün olarak ekosistemleri çöküşün eşiğine getirdi. Fosil yakıtlara bağımlılık gibi en bariz biçimleriyle doğanın yağmalanmasını teşvik eden kapitalist sistem, kendi burjuva hukukunda bu yağmayı meşrulaştırmak için doğal varlıkları “mülk” veya “kaynak” olarak konumlandırarak insan dışındaki varlıkların varoluşlarını “insana” bağlıyor. Zira, buradaki insan, insanların tamamını değil, bir avuç sömürücü egemeni ifade ediyor. Bizzat bu nedenle doğadaki tüm canlılarla birlikte insanın da geleceği tehlikeye atılıyor. Her bir canlının doğanın bütünü içindeki rolü ve değeri görülmediğinde doğaya zararı olan her şeyin insana da zarar verdiği görülmüyor. Dünyada canlılık bir şekilde var…
Hem gıda ürünlerinde yüksek enflasyon yaşanıyor ama hem de belli gıda ürünlerinin stoklarının yeterli olmadığı haberleri ile var… Gıda krizi yaşandığı ya da yaşanacağı daha sık duyuluyor. Sizce gıda krizi nedir? Pahalılık mı, ürünlerin yeterince üretilmemesi mi? Bizce dünyada yeterince gıda üretiliyor ve üretilme kapasitesi de mevcuttur. Asıl sorun gıdanın kar için üretilmesi ve emeği ile geçinmek zorunda olan milyarlarca insanın çok düşük gelirlerle ya da işsizlikle yaşamak zorunda bırakılmasıdır. Ayrıca kar amaçlı üretim kapitalist şirketleri, en ucuz maliyet ve en fazla kar için en uygun ülkelere yöneltmektedir. Örneğin Türkiye’nin tarımsal üretim için Sudan’dan toprak kiralaması. 2007-2008 krizinden beri dünyada…
Polen Dergi’nin 6. sayısını buradan indirebilirsiniz. Bu sayıda… Polen Dergi olarak “Gıda Egemenliği” dosyası ile karşınızdayız. Bu sayımızda da Almanak çalışması 2022 yılının Mart-Nisan ayları için Raporlama Ekibi’nin emeğini taşıyor. Em(ek)oloji tartışmaları hem dünyada hem de Türkiye’de yeni ortaya atılmış bir fikir olmasa da bizzatihi bir işçi kentinde sendikalı ve bağımsız işçilerin sözünü söylemesi muradıyla gerçekleştirildi. 10 Nisan’daki Emeğin Ekolojisi paneli ve devam eden süreç ile birlikte; insan bedeninden doğanın bedenine tahribata yol açan faaliyetlerin ve hak ihlallerinin izini sürmek için çıktığımız yolda düzenlediğimiz panel ve forumu değerlendirmek istedik. Bursa Su Kolektifi ve SAV-DER Bursa şubesi ile gerçekleştirdiğimiz Emeğin Ekolojisi…