Kaynak: La Lucha* | 19 Ocak 2026 | Çeviri: Onur Yılmaz ABD tarihinin çoğunda genel grevler nadir görülegelmiştir; bunun nedeni işçilerin mücadele iradesinden yoksun olmaları değil, egemen sınıfın bu güç ortaya çıktığında hızlı ve şiddetli bir şekilde harekete geçmesidir. Bir şehrin tamamında işçiler topluca iş bırakma eylemi yaptıklarında, sadece taleplerde bulunmaktan daha fazlasını yaparlar. Toplumu aslında kimin ayakta tuttuğunu ortaya çıkarırlar ve bu ifşaat sayısız kez baskıyla karşılanmıştır: polis şiddeti, toplu tutuklamalar, mahkeme kararları, federal müdahale ve bu tür eylemlerin yayılmadan önce yasa dışı hale getirilmesi için yazılan yasalar. Bu tarih artık soyut değil. 7 Ocak’ta, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza…
Yazar: Polen Ekoloji
EKOLOJİ VE İKLİM ADALETİ ÖRGÜTLERİ OLARAK HALKLARIN BİR ARADA YAŞAMA UMUDU OLAN ROJAVA’YI SAVUNUYORUZ! Tüm halkların demokratik, kadın öncülüğünde ekolojik temellerde bir arada yaşam umudu olan Rojava Devrimi, Işid’in devamcısı HTŞ ve cihatçı çetelerin ve emperyalist güçlerinin saldırısı altında. Din ve mezhep çatışmalarının, erkek egemen iktidarların, milliyetçi boğazlaşmaların coğrafyasında topraklarındaki tüm halkları bir araya getiren Rojava; bugüne kadar çok büyük bedeller ödeyerek temel ilkelerinden geri adım atmadan ayakta kalmayı başardı. Emperyalist devletler, bölgesel çapta paylaşım savaşlarının hız kazandığı bugün, halklara çaresizlik ve teslimiyet duygusunu dayatmaktadır. Halkların özgürlük ve eşitlik için mücadele edebileceğiduygusunu zayıflatmak ve mevcut düzeni kaçınılmaz ve değiştirilemez olarak…
WE DEFEND ROJAVA, THE HOPE OF PEOPLES LIVING TOGETHER! The Rojava Revolution, which embodies the hope for all peoples to live together democratically, under women’s leadership and on ecological foundations, is under attack by ISIS’s successor, HTŞ, jihadist gangs, and imperialist powers. Rojava, which brings together all peoples on its land in a geography of religious and sectarian conflicts, patriarchal power structures, and nationalist strife, has managed to survive without compromising its fundamental principles, paying a heavy price to date. Imperialist states, in a time when regional wars of division are accelerating, want to spread the feeling that peoples cannot…
Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd mahalleleri bugün HTŞ ile diğer cihatçı ve faşist çetelerin, onları destekleyen ABD ve sömürgeci Türk devletinin Kürt halkına yönelik sistematik bir soykırım ve insansızlaştırma saldırısı altında. Ocak 2026 itibarıyla tırmanan bu saldırılar bu halk düşmanı kesimlerin demokratik bir Suriye’ye karşı olduklarının ve Rojava devriminin bölge halkları lehine kazanımlarının sürekli boğulmak ve tasfiye edilmek istendiğinin yeni bir göstergesi olmuştur. Ne olmuştu? Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê, 2011 yılından itibaren hem rejim hem de sömürgeci-emperyalist destekli cihatçı gruplar nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 200 bin kişi için güvenli bir sığınak haline gelmişti. Bu mahalleler, Esad hükümetine karşı ayaklanan ilk…
English version is below. Bir yılı daha kapatıyoruz. 2025, yaşamlarımız etkileyen pek çok önemli gelişmenin olduğu bir yıl oldu. Bir yanda Kürt sorunun çözümü için devam eden sürecin tüm devrimci, demokratik mücadele güçlerinin strateji tartışmalarına etkisi ve 19 Mart’ta kendini bir kez daha gösteren gençlik başta olmak üzere halkın isyancı dinamikleri, diğer yanda önceki yıllarda “bölüşüm krizi” olarak ifade edilen halkın alım gücünün iyice daralmasıyla patlak veren beslenme, barınma, sağlık krizleri. Bir yanda “yeni nesil çeteler”in emekçi halkın yaşadığı yerlerde sokakta palazlandırılması sonucu ortaya çıkan uyuşturucu, şiddet, güvensizlik ortamı ve hiç durmadan süren erkek şiddeti ve kadın cinayetleri ile bu…
English version is below. Mücadeleyle geçen bir ay oldu 2025 Kasımı. İlişkilerimizi, düşüncemizi, alışkanlıklarımızı baştan aşağı örgütlü bir varoluşa zorunlu kılan bir savaş söz konusu. Sermayenin doğaya açtığı savaş. Doğanın özsavunması olan örgütlü işçi sınıfı ve ezilenlerin devrimci bölükleri her bir ekolojik ihtilafa karşı bu bilinç ve özgüvenle bu mücadeleyi yürütüyor. Bu ay, 10 Ekim’de sokakta uğradığı saldırıyla katledilen dostumuz Hakan Tosun’un davasında şüpheli 3. kişinin serbest kalması ve davadaki gelişmelerle ilgili avukatların basın toplantısı, COP30’un beklenen ve bilinen yeşil yıkama ve dünya halklarına karşı suç işlemeye devam edilen sahnesi ve ona paralel olarak gerçekleşen alternatif Halklar Zirvesi’nin bir araya…
Merkez-Kapitalist Devletler, Ezilen Halkları ve İklim Krizinden En Çok Etkilenen Toplulukları Oyalamaya Devam Edecek Mi – Yoksa Kapitalizmi Yıkma Görevini Üstlenecek Miyiz? 2025 yılı sona ererken dünya, 2015’te kabul edilen ve bugüne kadar müzakere edilmiş en önemli küresel iklim anlaşması olarak görülen Paris Anlaşması’nın[1] 10. yılında küresel emisyonlar artmayı sürdürüyor ve uyum programları iklim felaketlerinden etkilenen milyonları koruyamıyor. “1,5°C hedefini hayatta tutması” beklenen bu 10 yıl, bunun yerine derin bir ahlaki başarısızlığı, büyüyen eşitsizlikleri ve şirket çıkarlarına göre şekillenen yerleşik siyasi gücün, fosil yakıt lobilerinin ve sömürgeci ekonomik yapıların iklim değişikliğine yön vermeyi sürdürdüğünü gözler önüne sermiştir. İklim Adaleti ve…
18 Kasım 2025 | Kaynak: Focus on the Global South Çeviri notu: COP30 ile eşzamanlı olarak düzenlenen alternatif Halklar Zirvesi’nin sonuç bildirgesi kritik tartışmaları içinde barındırıyor. Örgütlenme ve mücadele çağrısının, sahte çözümlere karşı uyanık olunmasının öne çıktığı bildirgede BM çerçevesinde imzalanan anlaşmaların, kurumsal zeminlerin emperyalist yağmalamaya maruz kalan, mali-ekonomik sömürgeleştirilmiş ülkeler açısından halen ciddiye alınan bir kürsü olduğu görülüyor. Kapitalizmin temel baskı ve tahakküm araçları ortaya konulurken bunun altındaki maddi-ekonomik temelin bütünüyle ele alınmaması ise mücadelelerin öznesi ve programatik bütünlüğü açısından eksik noktalar olmayı sürdürüyor. İdeolojik çeşitliliğin enternasyonal işbirliği ve yaygınlık açısından sağladığı kolaylığın, aynı zeminlerde Çin’in Latin Amerika’yla ilişkilenişi,…
English version is below. Ekim 2025 bizim için unutulmayacak bir ay olacak. Bu ay, gazeteci, ekolojist dostumuz Hakan Tosun’un aramızdan alındığı büyük bir acıyla damgalandı. Katillerinden, sorumlularından hesabını sorma, onun mücadelesini büyütme sorumluluğunu üstümüzde hissediyoruz. Ekim 2025’te ekoloji gündemi yine enerji-maden projeleri ağırlıklı olmakla birlikte barajlardaki doluluk oranı üzerinden hissedilen kuraklık yaz döneminden kalan bir gündem olarak sürdü. Kanal İstanbul bahanesiyle Sazlıdere Barajı ve Kuzey Ormanları’nda süren inşaat faaliyetlerinin durumu daha da ağırlaştırmasına izin vermemek için İstanbul’daki ekoloji örgütlerinin harekete geçtiğini görüyoruz. Bu ay Kolektifimiz MAPEG’in son 2 yıldır açtığı tüm maden türlerini kapsayan ruhsat ihalelerini haritalandırma çalışmasını paylaşmaya başladı.…
English version is below. Emekçi sol basından derlediğimiz haberlerle oluşturduğumuz aylık çevresel ihtilaflar bülteninin Eylül sayısından Filistin başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında özgürlük için her biçimde mücadele eden herkese bir kez daha merhaba! Eylül bültenimiz yaz aylarının devam eden mücadele gündemleri ağırlıklı. İkizköy’deki süren direniş kalan son ağaçların da “süper izin” yasasının verdiği yeni yetkiyle kesilmesinin ardından şimdilik yenilgiyle sonuçlanmış oldu; ancak yasaya karşı çevre örgütlerinin sürdürdüğü eylemler, AYM önü açıklamalar ve Muğla’da Toprağımızı Vermiyoruz kampanyası öncülüğünde düzenlenen miting ile çevre hareketinin önceki yılın hayal kırıklığı ve dağınıklığını aştığı yeni bir döneme girdiği görülüyor. Kürt sorunun çözümü için…