Yazar: Polen Ekoloji

Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz? Bugüne kadar neler eksik yapıldı? Neleri düzeltmeyi ve/ya geliştirmeyi planlıyorsunuz? Ekoloji mücadelesinde Parti’nin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Öncelikle, Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketleri, Batı’daki burjuva demokrasilerinde ortaya çıkan çevre/ekoloji hareketlerinden çok farklı bir görünüme sahip değil. Aradaki küçük farklar ise özgül tarihsel koşullar, coğrafi unsurlar, ekosistem ve doğal kaynak yapısı gibi faktörlerden kaynaklanıyor. Bu kapsamda Türkiye’de bu hareketlerin iki temel sorunu var. Birincisi, bir “yeşil romantizm” tablosu çiziliyor. Yani, materyalizmi reddederek adeta “dini cemaatlerin” idealist tasavvurlarına benzer şekilde bir projeksiyon ortaya koyuluyor. Örneğin, sadece fosil yakıtların kullanımı yasaklansın, nükleer enerji yasaklansın gibi argümanlar odağında…

Devamını Oku

SYKP Ekoloji Meclisi Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz? Bugüne kadar neler eksik yapıldı? Neleri düzeltmeyi ve/ya geliştirmeyi planlıyorsunuz? Ekoloji mücadelesinde Parti’nin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Maden, enerji, inşaat merkezli “büyüme” politikasının saldırılarına paralel olarak yaşam alanı savunmaları yaygınlaşıyor. Deneyimlerinden ve birbirlerinden öğrenen, artık bir gelenek de oluşturan direnişler var. Ağırlaşan baskı ve yasaklar karşısında da gerilemeyen hareketler arasında yer alıyorlar. Çoğunlukla mülksüzleştirmeye direnen küçük çiftçiler, geçimlik tarım yapanlar etrafında yerel ittifaklarla gelişen bu direnişler hem kendi sınıf konumları hem de sınıfsal bir saldırıya karşı koymaları, sermaye döngüsünün ivmesini kırmaları bakımından nesnel olarak da sınıf mücadelesine katılıyorlar. Direnenler,…

Devamını Oku

Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz? Bugüne kadar neler eksik yapıldı? Neleri düzeltmeyi ve/ya geliştirmeyi planlıyorsunuz?   Ekoloji mücadelesinde Parti’nin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz?  Kapitalizmin tüm dünya üzerindeki egemenliğinin insanlık için en yıkıcı sonuçlarından biri çevre felaketleridir. “Hep daha fazla üretim” düsturuyla işleyen sistem, tüketim ihtiyacına bakmaksızın sürekli üretmeye devam ediyor. Doğal kaynaklar sınırsızca ve geri dönülemez şekilde kirletiliyor; yapılaşmanın devam etmesi ya da madenciliğin başlayabilmesi adına bitki örtüsü yok ediliyor, hayvanlar ya restoranlar ya kıyafetler ya da kozmetik ürünler için sürekli öldürülüyor, iş olanakları büyük kentlerde yoğunlaşırken nüfus belli kentlerde yaşamaya zorlanıyor ve kent altyapıları yetersiz hale…

Devamını Oku

Özlem Gümüştaş & Şahin Tümüklü, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz? Bugüne kadar neler eksik yapıldı? Neleri düzeltmeyi ve/ya geliştirmeyi planlıyorsunuz? Ekoloji mücadelesinde Parti’nin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Sermayenin yeniden üretimi ve kâr güdüsüyle emek ve doğa sömürüsünü katmerlendiren, doğayı ve tüm canlıların yaşam koşullarını ortadan kaldıran, mali ve ekonomik sömürge ülkelerde yürüttüğü eko-kırımcı savaş, işgal politikalarıyla ekolojik çöküşün sorumulusu olan emperyalist-kapitalist sisteme karşı mücadele programı ve pratik politika hattından yoksunluk çevre/ekoloji hareketinin en temel sorunudur.   Ekoloji mücadelesinin antikapitalist, antiemperyalist mücadele programından yoksunluğu onun en temel sorunu iken, ekoloji mücadelesini ‘siyasetler üstü’ görme anlayışı onun…

Devamını Oku

Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz? Bugüne kadar neler eksik yapıldı? Neleri düzeltmeyi ve/ya geliştirmeyi planlıyorsunuz? Ekoloji mücadelesinde Parti’nin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Öncelikle yöntemsel olarak söylersek; Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunları, küresel bir boyut kazanmış olan emperyalist kapitalizmin sorunlarından dolayısıyla da Türkiye’deki sınıf mücadelesine konu tüm meselelerden bağımsız düşünülemez. Gezegen bir bütün halinde bir tükenişe, yok oluşa doğru zorlanıyor. Bunun temelinde, her şeyi metalaştıran, sınır tanımayan ve ölçüsüzce her alana taşınan azami kar hırsı yatıyor. Bolsonaro, Brezilya devlet başkanlığı yaptığı dönemde, Amazonları yakmanın kârından ve gerekliliğinden söz ederken, Türkiye’de ormanlar cayır cayır yakılıyor ve devlet…

Devamını Oku

Selçuk Ulu, Alınteri Gazetesi Türkiye’deki çevre/ekoloji hareketinin temel ve acil sorunlarını nasıl tanımlıyorsunuz? Bugüne kadar neler eksik yapıldı? Neleri düzeltmeyi ve/ya geliştirmeyi planlıyorsunuz? Ekoloji mücadelesinde Parti’nin rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Sosyalist hareket, kadın sorununda olduğu gibi çevre/ekoloji mücadelesi konusunda da uzun yıllar kayıtsız kaldı. Daha doğrusu bu sorunların çözümünü devrim sonrasına erteleyen, çevre/ekoloji mücadelesinin emek hareketiyle ilişkisini, sorunun güncelliğini/yakıcılığını ıskalayan zaaflı bir yaklaşımla hareket etti. Biz de bu zaaftan azade değiliz. Bugün bu konularda bıraktığımız boşlukları kapatıp, gecikmişliğimizi telafi etme ısrar ve çabası içindeyiz. Sosyalist hareketin bu zaaflı tutumunun çevre ve ekoloji mücadelesine olumsuz etkileri olmuştur. Çünkü çevre sorunları, kapitalist sistemin…

Devamını Oku

GERİ BİLDİRİM YAZISI Onaylı Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin AB Listesi (B Grubu- Üçüncü Bir Ülkede Bulunan Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri)’ne göre 9 tesisin bulunduğu Aliağa İlçesi; ağır sanayisi ile sanayi kaynaklı hava kirliliğinin en fazla yaşandığı ilçelerden biridir.  İlçede demir-çelik tesisleri, petrokimya tesisleri, kömür eleme ve paketleme tesisleri, geri kazanım tesisleri, akaryakıt dolum tesisleri, doğalgaz çevrim santralleri, termik santraller bulunmaktadır. Onaylı Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin AB Listesi’nde TR için aynı alanda söküm yapan tesislerden toplamda geri dönüştürülen LDT cinsinden max yıllık gemi geri dönüşümü 685.000 LDT’dir. [1] Koruyucu ekipman sağlama kültürünün Aliağa’da gelişmiş olmadığı yaygın olarak bilinmektedir. Bu durumda, gelişmemiş…

Devamını Oku

GERİ BİLDİRİM YAZISI Onaylı Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin AB Listesi (B Grubu- Üçüncü Bir Ülkede Bulunan Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri)’ne göre 9 tesisin bulunduğu Aliağa İlçesi; ağır sanayisi ile sanayi kaynaklı hava kirliliğinin en fazla yaşandığı ilçelerden biridir. İlçede demir-çelik tesisleri, petrokimya tesisleri, kömür eleme ve paketleme tesisleri, geri kazanım tesisleri, akaryakıt dolum tesisleri, doğalgaz çevrim santralleri, termik santraller bulunmaktadır. Onaylı Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin AB Listesi’nde TR için aynı alanda söküm yapan tesislerden toplamda geri dönüştürülen LDT cinsinden max yıllık gemi geri dönüşümü 685.000 LDT’dir.[1] Bölgede halihazırda devam eden kümülatif kirlilik tesislerin usulüne uygun çalışmamasından kaynaklanmaktadır. Tesislerin usulüne uygun…

Devamını Oku

Polen Dergi 10. sayıyı pdf olarak indirebilirsiniz.  Merhaba; Kolektif çalışmanın gücüyle; Marksist ekoloji savunusunu ve mücadelesini biraz daha büyütmenin coşkusunu taşıyan bir dergi ile sizlerleyiz. Son sayımızdan bu yana, Ülkenin pek çok yerindeki direnişlerde fiili olarak yer aldık; Enternasyonal dayanışma ağları ve Türkiye’deki ekoloji mücadelesine gücümüz yettiğince katıldık; Seminerlerde, Munzur Festivali gibi yerel buluşmalarda, Karaburun Bilim Kongresinde sunumlarımızı yaptık. Dernek kuruluş sürecimiz tamamlandı, enstitü kuruluşu çalışmalarımız sürüyor. Tüm bunların sonucu diyebileceğimiz dolu dolu bir sayı hazırladık. Güz sayımız; Akbelen Direniş alanındaki deneyimlerini bizlere aktaran Tuğçe Ceylan ve Mansur Karaca’nın yazıları ile başlıyor. Ekoloji mücadelesinin geçmiş deneyimlerinde öne çıkan eğilimleri, Cemil…

Devamını Oku

13 Ekim 2023 BASINA VE KAMUOYUNA: FİLLER TEPİNİRKEN, ÇİMENLER EZİLİYOR!!! Değerli Basın Emekçileri ve Sevgili Sinop Halkı, Yıllardır Ülkemizde, Sinop’ta ve Akkuyu’da ve İğneada’da bir Nükleer Santral yapma belası sürüp gidiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya Devlet Başkanı Putin ile her yan yana gelmelerinde Sinop’a Nükleer Güç Santrali yapma işini altın tepside Putin’e sunuyor. En son Soçi’de yan yana geldiklerinde Sinop’a NGS yapma işini Putin ile konuştuklarını ulusal basın temsilcilerine söylediğini yazılı ve görsel basından öğreniyoruz. Gerek Akkuyu’da ve gerekse Sinop’ta yaşayan yerel halka rağmen yapacaklarını ifade ediyorlar. Oysa ne Akkuyu’da ne Sinop’ta ne de Dünyada Nükleer Güç Santrali istemediğimizi…

Devamını Oku