Close Menu
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
Sitede Gezinin
  • ADALET MÜCADELELERİ (30)
  • EKOLOJİ/İKLİM HAREKETLERİ (72)
  • GÜNDEM (299)
    • ETKİNLİKLER (10)
  • MEDYA (13)
    • PODCAST (6)
    • VIDEO (7)
  • SÖYLEŞİ (45)
  • TEORİ (261)
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım (26)
    • Emekoloji (20)
    • Genel (1)
    • Gıda Egemenliği (20)
    • Hayvan Özgürlüğü (7)
    • İklim (25)
    • Kent Ekolojisi (26)
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi (27)
    • Marksist Ekoloji (22)
    • Mücadele ve Örgütlenme (25)
  • YAYINLAR (62)
    • Faaliyet Raporları (3)
    • Polen Bülten (26)
    • Polen Dergi Yazıları (8)
    • Polen Ekoloji Kitaplığı (9)
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
Home » İsrail Yerleşimci-Sömürgeciliğini Yeşil Yıkamada Ulusal Yahudi Fonu’nun Rolü

İsrail Yerleşimci-Sömürgeciliğini Yeşil Yıkamada Ulusal Yahudi Fonu’nun Rolü

By Rawan Nabil20 Ocak 2025Updated:20 Ocak 20255 Mins Read
Share
Twitter Facebook Bluesky Threads Copy Link

Rawan Nabil | 28 Ocak 2022

Kaynak: SpringMag | Çeviri: Cemre Nayir

Çevirmen notu:

Yerleşimci sömürgecilik, emperyalizm tarihi boyunca benzer yöntemleri geliştirip kullanagelmiş, emperyalizmi ilerleten çeşitli millet ve unsurlar bunlardan öğrenmiş, paralel yöntemleri güç ve baskı aracı olarak kullanıp bu bağlamlara uyarlamışlardır. Afrin’deki ağaç sökümü görüntülerinden Filistin’deki, bu makalede anlatılan toprak gasbı yöntemlerine, zeytin ağaçları da Doğu Akdeniz bağlamında sömürgeciliğin, yerleşimciliğin toprak ve ekoloji üzerinden toplumları yok etmesi konusunda ana hedeflerden biri olmuştur. Binlerce yıllık zeytin bahçeleri, bu bahçelerin köylerini yok etmek ve haritadan silmek üzere talan edilip, Siyonist bağışlar ve fonlarla üzerilerine yabancı ağaçlar dikiliyor. Başka yerlerde yerli ormanlar “teröristleri” saklıyor diye yakılıyor.

Yerleşimci sömürgeciler gittikleri her yerde, o toprağın yerlisi olmadıkları için türlü türlü “terraforming” faaliyeti yaparlar. Doğaya sürekli müdahale etmek zorundalardır çünkü doğa onlara düşmandır. Yerlileri baskılamak için suyu kontrol altında tutmak zorundalardır çünkü suyun kontrolü yaşamın kontrolüdür. Kontrol etmek zorundalardır çünkü oraya zaten onların olmayan şeyleri alıp oradan götürmek üzere gelmişlerdir – oradaki her şeyle yaşamayı öğrenip, bir yaşamdaşlık kurmak üzere değil. Sonuçta asimile ve adapte olmazlar, aksine tüm bir coğrafyayı kendilerine asimile etmek için bu yazıda bahsedilenleri ve çok daha fazlasını yaparlar, sonunda ya toprak ölür ve terk ederler ya da toprak onları tükürür, böyle olmak zorundadır.

Bu kısa yazının çevirisini ele alırken tüm dünyada ve kendi bölgemizde yeşil yıkama ve yerleşimci sömürgeci emperyalist pratiklerin paralelliklerini daha basit ve daha görünür kılmak için bir adım daha atmak istedim. Bu benzerliklerin daha fazla farkında olmalıyız ki, bu toprakların mücadelesi Gazzelilerinkine veya Trans Mountain Pipeline’a karşı mücadele eden Kanada’daki Secwépemc halkınınkilerle, Kuzey Kürdistan’daki ağaç katliamlarının, çoklu barajlarla kurulan su tahakkümünün, Amed ve çevresindeki fracking gündemlerinin ne kadar iç içe girişik konular olduğunu anlayabilelim. Dünyanın her yerinden herkesi ilgilendiren bu kadar çok saldırı, yağma ve talanın karşısında uluslararası bir mücadelenin çok boyutlu, çoklu mücadele alanlarını kapsayan biçimde örülmesi için bunların ilişkisini çok daha net bir şekilde, bir ağ halinde görebilmemiz gerektiğine inanıyorum.


İsrail Yerleşimci-Sömürgeciliğini Yeşil Yıkamada Ulusal Yahudi Fonu’nun Rolü

Filistin’de Şeyh Jarrah ve Silvan gibi Filistin kasaba ve mahallelerinin yıkımı ve etnik temizliğinde olduğu gibi, yerleşimci- sömürgecilik genellikle göz önünde ve açık bir şekilde kendisini gösterir. İsrail aynı zamanda, Filistin’in kültürünü ve coğrafyasını yeniden kurgulanmış bir Siyonist “anavatan” ile değiştirmeye çalışarak daha örtülü, sinsi silikleştirme yöntemleri uyguluyor, öyle ki toprağın kendisi bile yerli sakinleri tarafından fiziksel olarak tanınmaz hale geliyor. Siyonist işgal devletinin yerel bitki örtüsü ve hayvan türlerini yok ederek bunların yerine yabancı türler koyması, yeşil yıkama çabalarının bir boyutunu teşkil ediyor.

Yeşil yıkama, bir taraftan belirli topluluk ve halklara yönelik şiddet eylemlerini sürdürürken, diğer taraftan çevreci görünme çabalarını ifade etmektedir. Siyonist işgal devleti ve JNF, özellikle El-Nakab’a odaklanarak son aylarda işgal altındaki Filistin’in tamamında endemik yaşam alanlarını ortadan kaldırarak ve yerlerini başkalarıyla değiştirerek yeşil yıkama çalışmalarını yürütüyor. JNF’nin bu konudaki etkisi küçümsenemez: Kuruluş, çalınan tüm Filistin topraklarının yüzde 13′ ünü kontrol altında tutuyor. JNF, yerli halkın köylerinin üstüne ağaç dikerek, endemik tarımın kökünü kazıyarak ve Filistinlilerin zaten kıt olan su kaynaklarına erişimini engelleyerek, Filistinlilerin topraklarının ve geçim kaynaklarının kökten yok edilmesi ve kirletilmesinde başrol oynamaya devam ediyor.

Bir sömürge silahı olarak ağaçlar

JNF yıllardır tüm Filistin’de Doğu Akdeniz’e özgü olmayan yüzlerce çam ağacı dikmiştir. Söz gelimi, Filistinli El-Tira köyü Siyonist işgal güçleri tarafından tamamen yıkıldıktan sonra, JNF Filistinlilerin mülksüzleştirilmesini gizlemek amacıyla yüzlerce çam ağacı dikmiş ve yerine halen Siyonist işgal devletinin en büyük milli parkı olan Karmel Milli Parkı’nı inşa etmiştir. Yöreye yabancı çam ağaçları Filistin’in doğal çevresi ile hiç uyumlu değillerdi ve çevrelerindeki diğer pek çok yerli bitki türünü yok ettiler. Siyonist işgal devletinde milli parkların kurulması, zeytinlikler ve meyve ağaçlarından oluşan doğal bitki örtüsünün ortadan kaldırılmasıyla başladı. Çam ağaçları dikerek JNF, Filistin’in doğal çevresini eko-kırıma ve yaşam alanı imhasına karşı son derece savunmasız hale getirdi, zira çam ağaçları yüksek asidite düzeyleri nedeniyle çevredeki neredeyse tüm bitki örtüsünü yok etti.

Batı Şeria’da yer alan Kanada Parkı, JNF’nin bölgedeki köyleri Siyonist ordu yıktıktan sonra oluşturduğu, İsrail milli parkı olarak belirlenmiş bir başka alandır. Toprak boşaltıldıktan sonra JNF, Filistinlilerin evlerinden geriye kalanların üzerinde yeniden bir mesire ormanı oluşturdu. Bu yapay ormanları oluşturmak için JNF ve İsrail devleti toplamda 160.000’den fazla zeytin ağacını kökünden söktü. Bu kadar zeytin ağacının yok edilmesi sadece Filistin kültürü ve coğrafyasının simgesi olarak sembolik gücü açısından trajik bir durum olmanın ötesinde, ana geçim kaynakları ve gelirleri ellerinden alınan binlerce Filistinli çiftçi için de yıkıcı bir kayıptır.

Tarım 

El-Nakab’da ise Filistinli Bedevi evleri, İsrail tarımına daha fazla arazi açmak üzere sistematik bir şekilde yıkılıyor. El-Nakab’da yaşayan ve geçimlerini topraktan sağlayan Filistinli Bedeviler, bir yandan onlarca yıldır etnik temizliğe karşı direnirken, bir yandan da işgalin bir sonucu olarak kendilerini idame ettirecek uygun bir yerel ekonomiden neredeyse tamamen yoksun olmanın bedelini ödüyorlar. El-Nakab’da yerleşimci devletin “tanımadığı” 40’tan fazla Filistinli Bedevi köyü bulunuyor ve bu köylerin tüzel kişiliğe sahip olmamaları nedeniyle su, elektrik, kanalizasyon, eğitim, sağlık hizmetleri ve yollara erişimleri engelleniyor. 

Geçtiğimiz ay içinde El-Nakab’daki Filistinli Bedeviler, JNF’nin kendilerini yerlerinden etmeye ve evlerinden sürmeye yönelik hızla sürdürdüğü kampanyaya karşı direniş girişimlerini arttırdı. El-Nakab’daki protestolar iki haftayı aşkın bir süredir devam ederken, köylerdeki aileler 28 Ocak – 30 Ocak tarihleri arasında hafta sonu eylemlerine çağrı yaptı.

Hayır kurumu statüsü 

JNF Kanada’da hayır kurumu statüsüne sahip ve örgütleyicilerin hayır kurumu statüsünü iptal ettirme çabalarına rağmen faaliyetlerini sürdürüyor. Kanada Parkı’nın inşası JNF Kanada tarafından finanse edilmiş olup üç köyün harabeleri üzerinde kurulmuştur: Beit Nuba, Imwas ve Yalu. El-Arakib, Ümmü’l-Hiran ve Silvan köyleri, zorla sürgünlere ve polis baskınlarına karşı süren direnişe rağmen JNF nedeniyle yerinden edilme tehdidi altındadır.

Filistinli örgütleyiciler tüm dünyada JNF’nin hayır kurumu statüsünün iptal edilmesi çağrısında bulunuyor. JNF’nin Filistinlilere yönelik süregelen etnik temizlikteki etkin rolünü bitirmek üzere bu kuruluştan fonların çekilmesi çağrıları devam ediyor. JNF’nin fonunun kesilmesi için eylem çağrısına katılın (#DefundtheJNF): https://www.instagram.com/p/CZKVMnDOam4/


Rawan Nabil, Tkaronto’da (Toronto) yaşayan Filistinli halk örgütleyicisidir. Filistin Gençlik Hareketi ile örgütleniyor ve şu anda Filistin’de neoliberalizme karşı direnişe odaklanarak siyaset bilimi alanında doktora yapıyor.

Filistin Gazze greenwashing JNF Rawan Nabil Siyonist Aygıt Soykırım Ulusal Yahudi Fonu Yeşil Aklama Yeşil Yıkama
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
Share. Twitter Facebook Email Telegram Threads

Öne Çıkan Yazılar

Halep Direnişçilerin Fedakarlığı Herkese Mücadele Çağrısı

Polen Ekoloji

Avrupa’da Anti-Militarizasyon Hareketi – Bir Strateji Önerisi

ALL IN

Kirli İşler- Avrupa’nın Bozuk Geri Dönüşüm Ticaretinin Gizli Mekanizmaları Ve İnsan Bedeli

Adnan Khan

ORÇEV’den Çağrı: Türkiye’de Bir Nehir Ağzı Ekosistemi Yok Olma Tehdidi Altında

Ordu Çevre Derneği

Paris İklim Anlaşması’nın 10. Yılı

Polen Ekoloji

Kitap İncelemesi: Barışçıl Sabotaj ve Çöküş Arasında

Mustafa Keseroğlu
Son Yazılar

Halep Direnişçilerin Fedakarlığı Herkese Mücadele Çağrısı

13 Ocak 2026

Avrupa’da Anti-Militarizasyon Hareketi – Bir Strateji Önerisi

12 Ocak 2026

Kirli İşler- Avrupa’nın Bozuk Geri Dönüşüm Ticaretinin Gizli Mekanizmaları Ve İnsan Bedeli

4 Ocak 2026

ORÇEV’den Çağrı: Türkiye’de Bir Nehir Ağzı Ekosistemi Yok Olma Tehdidi Altında

3 Ocak 2026

Söyleşi: Polonyalı Yönetmenlerden Hasankeyf Belgeseli

7 Aralık 2025
SİTE TAKVİMİ
Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 
« Ara    
POLEN EKOLOJİ KİTAPLIĞI

Cüret

18 Kasım 2025

Tek İstediğimiz Dünya

4 Ağustos 2025

Kızıl Ekolojik Devrim

13 Mayıs 2025

Çoklu Krizler Çağında İktisadi Kalkınma, Büyüme ve Ekoloji

8 Nisan 2025

Çernobil

10 Şubat 2024
Hakkımızda
Hakkımızda

POLEN Ekoloji olarak, ekolojik mücadelenin kapitalizme karşı toplumsal kurtuluş mücadelesinin bir parçası ve onun tümüne sirayet edecek biçimde, örgütlü olarak sürdürülmesi gerektiğini düşünen, bu doğrultuda yeni bir program ve stratejinin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesinde yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkesi kolektifimize ortak olmaya çağırıyoruz.
iletişim: bilgi@polenekoloji.org - polenekoloji@gmail.com

X (Twitter) Facebook YouTube Instagram
İçerikler

Halep Direnişçilerin Fedakarlığı Herkese Mücadele Çağrısı

13 Ocak 2026

Avrupa’da Anti-Militarizasyon Hareketi – Bir Strateji Önerisi

12 Ocak 2026

Kirli İşler- Avrupa’nın Bozuk Geri Dönüşüm Ticaretinin Gizli Mekanizmaları Ve İnsan Bedeli

4 Ocak 2026

ORÇEV’den Çağrı: Türkiye’de Bir Nehir Ağzı Ekosistemi Yok Olma Tehdidi Altında

3 Ocak 2026
1 2 3 … 125 Next
Polen Ekoloji’ye Katıl


Kolektif’e Katıl

Destek Ol

Hızlı Destek

Enstitü Seminerlerine Katıl

Bize yaz

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.