Melet Irmağı’nda neler oluyor?
Türkiye’nin Karadeniz kıyısında, Ordu ilinde yer alan Melet Irmağı’nın denizle buluştuğu alan, bugün hem hummalı bir inşaat faaliyetine hem de güçlü bir yerel direnişe sahne oluyor. Söz konusu alan, bilimsel olarak korunması gereken bir nehir ağzı (estuary) ekosistemi olmasına rağmen, hukuki ve ekolojik dayanaklardan yoksun bir proje ile geri dönüşsüz biçimde tahrip edilmek üzere.
Nehir ağızları: Yaşamın kesişim noktaları
Irmakların denize ulaştığı alanlar; tatlı su ile tuzlu suyun, kara ile denizin, rüzgâr ile dalgaların, alüvyonlu toprak ile kumun buluştuğu çok katmanlı yaşam alanlarıdır. Bu bölgeler:
- Birden fazla ekosistemi aynı anda barındırır.
- Göç yollarının vazgeçilmez duraklarıdır.
- Biyolojik çeşitlilik açısından kritik öneme sahiptir.
Melet Irmağı’nın denize kavuştuğu alan da tam olarak böyle bir yerdir.

Karadeniz’in kaybolan nehirleri
Karadeniz havzasındaki nehirler onlarca yıldır ciddi tehdit altında. Hidroelektrik santraller (HES) ve barajlar yalnızca yerel ekosistemleri değil, aynı zamanda iklim krizini derinleştiren müdahaleler olmuştur.
1980’li ve 1990’lı yıllarda gürül gürül akan Melet Irmağı, bugün üzerine inşa edilen 11 HES ve bir baraj nedeniyle neredeyse bir dereye dönüşmüştür. Şimdi ise nehir yatağı ve kıyıları, kamu yararını değil rantı önceleyen betonlaşma politikalarının hedefindedir.
Bir ekolojik suçun mirası: Vahşi çöp depolama alanı
Melet Irmağı’nın denizle birleştiği nokta, 1984–2015 yılları arasında tam 31 yıl boyunca, günde yaklaşık 30 kamyon çöpün döküldüğü vahşi bir depolama alanı olarak kullanılmıştır. Bugün denizden bakıldığında görülen uçurum, doğal bir yamaç değil; on yıllar boyunca biriken çöp yığınlarının oluşturduğu bir yara. Plastik poşetler, tekstil atıkları, asbest gibi zehirli maddeleri içeren kimyasal ve tıbbi çöpler hâlâ gözle görülebilir durumdadır ve denize karışmaya devam etmektedir.
Dünya genelinde denizlerdeki plastik kirliliğini konuşurken, Melet’te on yıllar öncesinin plastikleri hâlâ Karadeniz’e taşınmaktadır.

Doğanın mucizesi: Bir kuş cennetinin doğuşu
Tüm bu ağır tahribata rağmen, Melet’te son on yılda doğa kendini onarmaya çalışıyor. Bilimsel ve bütüncül bir rehabilitasyon yapılmamış olmasına rağmen, çöplük alanın üzerinin yeşillenmesi ile birlikte bölge yeniden yaban hayatına ev sahipliği yapmaya başlamıştır. Melet, bugün önemli bir göçmen kuş durağına ve kent merkezinde yer alan nadir bir kuş cennetine dönüşmüştür.
Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, yalnızca Eylül–Ekim aylarında yaptığı gözlemlerde, 6 gün içinde 126 farklı kuş türü tespit edip belgelediğini ifade etmektedir. Yıl geneline yayılan gözlemlerle bu sayının 200’ün üzerine çıkabileceği, bunun ise şehir merkezinde yer alan alanlar için dünya ölçeğinde nadir bir örnek olduğu belirtilmektedir.
Yeni tehdit: Kamu arazisinde büyük ölçekli bir yapılaşma
Ordu Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bu alan bugün yılların hatasının onarılması amacıyla ve ekolojik değerleriyle değil, bir “rant alanı” olarak değerlendirilmektedir. Belediye, alanı Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretmeyi ve “Diyanet Akademisi / Türk-İslam Araştırma Merkezi” adı altında devasa bir yapı kompleksi inşa etmeyi planlamaktadır. Bu projenin 12 dönüm üzerinde en az 7 dönümü kapalı alan olan bir proje olduğu belirtilmekte, ve yeni gelecek yapılarla yapıma açılan alanın çok daha fazla olacağı öngörülmektedir.


Proje kapsamında:
- Aynı anda 6.262 kişinin ibadet edebileceği büyük bir cam
- 13 derslik
- STK’ların da kullanabileceği 6 salon
- 110 kişilik 2 konferans salonu
- Kıraathane ve ticari birimler yer almaktadır.
Anlaşma metninde 750 milyon TL biçilen projenin bu miktarın çok daha üzerinde olacağı tartışmasızken, bu projenin kamu yararı, kaynakların nasıl ve neden bu şekilde kullanıldığı ciddi bir soru işaretidir.

Hukuksuzluk ve yeni bir çevre riski
Alan için onaylı bir imar planı bulunmamasına rağmen, mimari proje hazırlanmış; iş makineleri alana girmiştir. Mevcut çöpler, içinde toksik ve tehlikeli atıklar bulunduğu belirtilmesine rağmen, bilimsel bir bertaraf süreci olmaksızın yakındaki Gülyalı Tepealtı Mahallesi’ndeki yerleşim alanına çok yakın olan Divani Caddesi’ne taşınmaktadır. Bu durum, çevresel sorunu çözmek yerine başka bir bölgede yeni bir halk sağlığı krizine yol
açmaktadır.
Avrupa kamuoyunda Türkiye’ye gönderilen atıkların akıbeti tartışılırken, Melet’te çöpler denize, suya ve toprağa karışmaya ve sorumsuzca başka alanlara taşınmaya devam etmektedir.
COP31’e giden yolda çelişki
Türkiye, 2026 Kasım ayında düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, kendi ülkesinde doğayı yalnızca bir rant alanı olarak gören bu yaklaşım büyük bir çelişki yaratmaktadır.
Bizler, Ordu’nun doğasını korumaya çalışanlar, doğayı, bilim insanlarını, yerel halkı ve yaşam savunucularını dışlayan; tepeden inme, ekosistemleri yok eden projelere karşı duruyoruz.
ÇAĞRIMIZDIR
Sizleri;
- Melet Irmağı nehir ağzının korunması için uluslararası dayanışmaya
- Bu hukuksuz ve ekolojik yıkıma karşı görünürlük sağlamaya,
- Türkiye’deki yerel çevre mücadelesine destek vermeye davet ediyoruz.
Kuşlar burayı yuva bildiyse, Melet kuşlarındır.
Melet, tüm yaşam savunucularını davet ediyor. Desteğiniz hayati önemdedir.
Melet’in davetlisisiniz.
Daha ayrıntılı bilgi ve iletişim için aşağıdaki bağlantılardan bize ulaşabilirsiniz.
Ordu Çevre Derneği (ORCEV): orducevredernegi@gmail.com
Ertuğrul Gazi Gönül, ORCEV Yönetim Kurulu Başkanı, 0536 293 1418
Av Haluk Turkmen, ORCEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Avukatı, 0532 551 7484
