Close Menu
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
Sitede Gezinin
  • ADALET MÜCADELELERİ (29)
  • EKOLOJİ/İKLİM HAREKETLERİ (73)
  • English (22)
    • maın (5)
  • GÜNDEM (303)
    • ETKİNLİKLER (10)
  • MEDYA (5)
    • PODCAST (2)
    • VIDEO (3)
  • SÖYLEŞİ (47)
  • TEORİ (261)
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım (24)
    • Emekoloji (21)
    • Genel (1)
    • Gıda Egemenliği (21)
    • Hayvan Özgürlüğü (7)
    • İklim (25)
    • Kent Ekolojisi (26)
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi (27)
    • Marksist Ekoloji (22)
    • Mücadele ve Örgütlenme (26)
  • YAYINLAR (63)
    • Faaliyet Raporları (3)
    • Polen Bülten (26)
    • Polen Dergi Yazıları (8)
    • Polen Ekoloji Kitaplığı (10)
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
Home » Açlık ve Kapitalizm

Açlık ve Kapitalizm

By Hakan Yurdanur24 Mayıs 20224 Mins Read
açlık ve kapitalizm
Share
Twitter Facebook Bluesky Threads Copy Link

“Kavramı tam olarak adlandırmamak hem gizlemek hem de yalan söylemektir.”

Bu vurgu dolu söz bize birçok bakımdan yardımcı olacaktır. İşte örnekleri: Süren savaşta kimse ağzına kapitalizm lafını almaz. Çünkü kapitalizm emperyalizm üretmeden, emperyalizm de savaş üretmeden var olamaz. Kapitalizm dememek için pazar ekonomisi deniyor. Borç kartı dememek için kredi kartı deniyor. Ve yazının konusu olması açısından gıda krizi deniyor ama açlık kavramı erteleniyor… Örnekleri çoğaltabiliriz.

Soruna açlık krizi olarak bakmayı önemli bulduğumu söylemeliyim. Ama bu tanımda tam yerine oturmuyor. Çünkü kriz içinden çıkabilmeyi de barındırıyor. Onun için açlık çöküşü demek sanırım daha uygun.

Bugün Dünya nüfusunun yarıdan fazlası aç (yarı aç kavramı da kapitalizmin uydurmasıdır). Yılda yaklaşık 8 milyon insan açlıktan ölüyor. Bu ölenlerin yarıdan fazlası çocuk. Çocukların öldüğü bu sistem de açlık, çöküşün en büyük simgelerindendir.

Yaşadığımız açlığın temel nedeni gıda üretiminin yetersiz oluşu değil. Asıl sorun gıdaya ulaşım hakkının engellenmesi. Bunu iklim krizleri, endüstrileşme, teknik yöntemler, savaşlar da etkilemekte. Bu engeller sistemin işleyiş yasalarından kaynaklanıyor. Tüm sorunlarda olduğu gibi buda sistemden ayrı çözümlenemiyor ve çözümlenemez. Şunu söylemek istiyorum: Kapitalizm varsa gıdaya herkes eşit düzeyde ulaşamaz! Yani açlık sistemin ürünüdür.

Günümüz medeniyetinde bir sorun daha var o da modern açlık. Ticari kaygılarla üretilmiş; hormonlu, kanserojen maddeli, zehirli kimyasallar içeren, GDO’lu ürünler modern açlığın simgeleri. Bu ürünleri yemek başlı başına büyük dert. Günümüz koşullarında can boğazdan gelmiyor! Bu ürünler hastalık taşıyor.

Gıdanın metalaşması önemli bir kavram. Bu her şeyden önce ortak müştereklerin yok edilmesi anlamını taşıyor. Örneğin su: Su, bugün raflarda alıcısını bekleyen ticari bir nesne. Eğer su para ile alınır hale getirilmişse bu suya olan açlığın yaratılması anlamını taşır. Doğada ki tüm canlıların olmazsa olmazı su, kâr kaygısı ile azalıyor (nehirler, göller vd.) ondan faydalanan tüm canlıları aç bırakıp öldürüyor.

Meta uygarlığı denilen aslında açlığın uygarlığıdır! Neden açlığın uygarlığı? Çünkü biliyoruz ki üretim ihtiyaçlar göz önüne alınarak yapılmalıdır. Normal olan ihtiyacın üretimi belirlemesidir. Oysa açlık medeniyetinde durum tam tersi. Önce üretim yapılıyor ardından bu üretime uygun ihtiyaçlar yaratılıyor daha doğrusu ihtiyaçlar uyduruluyor. Böyle olunca da kafalar karışıyor, amaçlarla araçlar yer değiştiriyor.

Açlık sınıfsal bir olgudur ve bu anlamı ile politik bir dayatmadır. Açlık bir yönetim biçimidir. Boşuna gıdayı kontrol ederseniz insanı da kontrol edersiniz denmemiş. Kapitalizm de gıda çalışan (siz sömürülen diye okuyun) insanın beden olarak ayakta kalmasını sağlayan ve o kadarı ile insana verilen bir metadır. Bu metaa ulaşımda birçok engel mevcut. Zaten kapitalizm de hiç bir şeye doğrudan ulaşamazsınız. Önce paraya ulaşmanız, yani para kazanmanız gerekir. (Bu yazının konusu değil ama ben para kazanma tanımını da eksik ve hatalı bulmaktayım). Gıdanın fiyatı aslında yaşam kalitesinin fiyatıdır.

Aç kalmamak için aç bırakan ve bunu kıtlık kavramı ile açıklayan muhteşem iktisat bilimi var. Bu iktisat bilimi söylemez, söyleyemez o vakit biz söyleyelim: Kapitalist sistem açlıkla değil açlarla savaşır! Çünkü açlık yukarıda da söylediğim gibi dizayn etme, yönetme, yeniden kurma biçimidir de ondan. Bu yüzdende aç kalan insanla ve toptan doğayla savaş halindedir kapitalizm.

Tarımsal üretim ve toprak arasında ki ilişkilerde bozuldu. Endüstriyel tarım öncesi toprak belirleyiciydi ve toprağa uygun ürünler yetiştirilirdi. Şimdi ise durum tam tersi. Ürüne uygun olarak toprak dönüştürülüyor. Bu da toprağın önce verimini düşürüyor ardından da öldürüyor. Toprağın ölümü açlığı tetikliyor…

Açlığı sadece insan merkezli okumamak gerekli. Doğa da yaşayan tüm canlıların yaşam alanları bozuluyor, yok edilip açlığa mahkûm ediliyor.

Bugün uygulanan gıda teknolojileri açlık teknolojileridir. Ve işin ilginci bu teknolojilerin insanları açlığa bağımlı hale getirmesidir. Bağımlılık olağan olarak görüldükçe açlıkta bir yaşam biçimine dönüşüyor. Az ücretle eksik yaşamak, aç yaşamaktır. Açlık ücretlerin ardına gizlenmiş durumda. Tek sorun ücret artışı olarak sunulup açlık gizlenmeye çalışılmakta.

Başladığımız gibi bitirelim. Gerçeği dile getirmek ve yalan söylememek için kavramı tam olarak isimlendirmeliyiz. Kapitalizm bir açlık sistemidir ve o var oldukça var olacaktır. Açlığın ikiz kardeşi yoksulluk ise o zaman açlık için söylediğimizi yoksulluk içinde tekrar edebiliriz: kapitalizm yoksullukla değil yoksullarla savaşır.

anti kapitalizm endüstriyel tarım gıda güvenliği gıda hakkı Gıda Krizi Müşterekler
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
Share. Twitter Facebook Email Telegram Threads

Öne Çıkan Yazılar

Sermayenin Savaş Alanı İliç’in Toprağı

Polen Ekoloji

Freedom for Yağmur, Cemre, Cemil, and Pınar! We Stand with Socialist Ecologists in Turkey!

Polen Ekoloji

ÖFKELİYİZ! YASIMIZ, YAŞAMIMIZ HALA ENKAZ ALTINDA!

Polen Ekoloji

ABD’de Genel Grev Tarihi ve Minneapolis’te ICE Karşıtı Grev

Polen Ekoloji

Rojava İçin Çağrı! HALKLARIN BİR ARADA YAŞAMA UMUDU OLAN ROJAVA’YI SAVUNUYORUZ!

Polen Ekoloji

Call for Rojava! “WE DEFEND ROJAVA, THE HOPE OF PEOPLES LIVING TOGETHER”

Polen Ekoloji
Son Yazılar

Sermayenin Savaş Alanı İliç’in Toprağı

13 Şubat 2026

Polen Genç Hareket ile Röportaj: Ankara’nın Suyu Nerede?

8 Şubat 2026

Freedom for Yağmur, Cemre, Cemil, and Pınar! We Stand with Socialist Ecologists in Turkey!

7 Şubat 2026

ÖFKELİYİZ! YASIMIZ, YAŞAMIMIZ HALA ENKAZ ALTINDA!

6 Şubat 2026

Su Gaspı, Kapitalist Birikim ve Direniş

2 Şubat 2026
SİTE TAKVİMİ
Şubat 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728 
« Oca    
POLEN EKOLOJİ KİTAPLIĞI

Tabiata Tahakküm ve Direniş: Türkiye’de Kapitalizmin Ekolojik Tarihi

13 Ocak 2026

Cüret

18 Kasım 2025

Tek İstediğimiz Dünya

4 Ağustos 2025

Kızıl Ekolojik Devrim

13 Mayıs 2025

Çoklu Krizler Çağında İktisadi Kalkınma, Büyüme ve Ekoloji

8 Nisan 2025
Hakkımızda
Hakkımızda

POLEN EKOLOJİ KOLEKTİFİ olarak, ekolojik mücadelenin kapitalizme karşı toplumsal kurtuluş mücadelesinin bir parçası olarak örgütlü sürdürülmesi gerektiğini düşünen bir stratejinin hayata geçirilmesinde yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkesi kolektifimize ortak olmaya çağırıyoruz.

As the POLEN ECOLOGY COLLECTIVE, we call on everyone who wishes to be a fellow traveler in implementing a strategy in the direction of an well-organized ecological struggle as part of the broader struggle for social liberation against capitalism, to join our collective.

bilgi@polenekoloji.org
polenekoloji@gmail.com

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
İçerikler

Sermayenin Savaş Alanı İliç’in Toprağı

13 Şubat 2026

Polen Genç Hareket ile Röportaj: Ankara’nın Suyu Nerede?

8 Şubat 2026

Freedom for Yağmur, Cemre, Cemil, and Pınar! We Stand with Socialist Ecologists in Turkey!

7 Şubat 2026

ÖFKELİYİZ! YASIMIZ, YAŞAMIMIZ HALA ENKAZ ALTINDA!

6 Şubat 2026
1 2 3 … 127 Next
Polen Ekoloji’ye Katıl


Kolektif’e Katıl

Destek Ol

Hızlı Destek

Enstitü Seminerlerine Katıl

Bize yaz

  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.