EKOLOJİ VE İKLİM ADALETİ ÖRGÜTLERİ OLARAK HALKLARIN BİR ARADA YAŞAMA UMUDU OLAN ROJAVA’YI SAVUNUYORUZ!
Tüm halkların demokratik, kadın öncülüğünde ekolojik temellerde bir arada yaşam umudu olan Rojava Devrimi, Işid’in devamcısı HTŞ ve cihatçı çetelerin ve emperyalist güçlerinin saldırısı altında. Din ve mezhep çatışmalarının, erkek egemen iktidarların, milliyetçi boğazlaşmaların coğrafyasında topraklarındaki tüm halkları bir araya getiren Rojava; bugüne kadar çok büyük bedeller ödeyerek temel ilkelerinden geri adım atmadan ayakta kalmayı başardı. Emperyalist devletler, bölgesel çapta paylaşım savaşlarının hız kazandığı bugün, halklara çaresizlik ve teslimiyet duygusunu dayatmaktadır. Halkların özgürlük ve eşitlik için mücadele edebileceğiduygusunu zayıflatmak ve mevcut düzeni kaçınılmaz ve değiştirilemez olarak göstermektedir. Başta ABD-İngiltere-İsrail ve Türk devleti HTŞ’ye destek vererek; işgal ve kuşatma altında, yıllar boyunca adım adım inşa edilen halkçı, yerinden yönetimin kazanımlarına son vermek istiyor.
Daha geçen yılın sonunda asgari ücretliye, emekliye sefalet ücreti dayatan 2026 savaş bütçesi işçilerin emeklerinden, gençlerin geleceğinden, yaşam alanlarımızdan, müştereklerimizden ve doğadan çalıp Suriye’de Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve bölge halklarının katliamlarında ve bir arada özgür eşit yaşama haklarının saldırısında kullanılıyor.
Bugün bu topraklarda yaşanan ekolojik yıkım bir rastlantı değil; kapitalizmin tüm dünyada insan ve diğer türlerin yaşam alanı olan doğayı metalaştıran el koyma politikalarının sonucudur. Amazonlardan Filistin’e, Kongo’dan Türkiye’ye ve Kürdistan’a, Venezuela’ya, İran’a uzanan güncel saldırı altındaki coğrafyalarda, emperyalistler arası yükselen rekabetin sömürgeci ve militarist politikalarının farklı görünümleri yaşanmaktadır. Sınır tanımayan bu yıkım hattı, askeri-sınai kompleksin ve enerji tekellerinin kaynak emperyalizmi politikalarıyla halkları yerinden eden ve belleksizleştiren bir cephedir. Aynı topraklarda bir yerde halka savaş dayatılırken ve savaşla doğa katledilirken başka bir yerde gerçek bir ekoloji mücadelesi verilemez; Rojava’daki savaş durdurulmadan, ekolojik ilkeler savunulmadan sınırları aşan bir doğa savunusu mümkün değildir.
Örneğin, Tabka’dan Deyrezor’a olan saldırılar sonucunda El-Ömer petrol sahası ile Conoco doğal gaz tesisine cihatçı çeteler tarafından el konulmuş, Shell faaliyetlerinin sona erdiğini açıklarken. Chevron ve ConocoPhillips gibi Amerikan şirketleri ise derhal HTŞ yönetimiyle masaya oturmuştur. Bununla birlikte halkın temel enerji ve su ihtiyacını karşılayan Tabka Barajı gasp edilmiş, Tişrin Barajı ise ağır bombardımanlarla hedef alınmıştır. Su ve enerjinin merkezileştirilerek bir savaş ve şantaj silahına dönüştürülmesi, on binlerce insanı susuz bırakmakta ve salgın hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Rojava Devrimi’ni bu yolla tasfiye etmeyi amaçlamaktadır.
HTŞ; Kürtlere, Dürzilere, Alevilere, Ermenilere, Keldanilere, Hristiyanlara ve diğer bölge halklarına yönelik saldırılarıyla demokratik bir geleceğin önündeki en büyük engellerden biridir. Siyonist işgal ile Selefi cihatçı yapıların kutsal fetih adı altında yürüttüğü yıkım; emperyalist devletler, bölgedeki sömürgeci gerici, faşist devletlerle birlikte halk düşmanı cepheyi oluşturmaktadır. Bu cihatçı yapılara verilen her türlü lojistik ve siyasi destek, yaşamın ve doğanın bütünlüğünü hedef almaktadır. Bu saldırıların tek amacı, emperyalist kapitalizmin hegemonyasını, işleyişini sürdürmektir.
Bu barbarlık, kadınlara yönelik özel savaş politikalarında da kendini göstermektedir. Halep’te bir kadın savaşçının cansız bedeninin teşhir edilmesi ve kadınlara yönelik katliamlar; IŞİD zihniyetinin kadınlara, lgbti+’lara ve cins özgürlüğü fikrine yönelttiği sistematik şiddetin devamıdır.
Uluslararası Ekoloji ve İklim Adaleti Hareketine Çağrımızdır:
Rojava Devrimi’ne emperyalist devletlerin ve faşist cihatçı çetelerin saldırısı, aynı zamanda iklim adaletine karşı bir hamle ve uluslararası ekoloji mücadelesine yönelik bir saldırıdır. Rojava yalnızca bölge halkları için değil, dünya halkları için de başka bir yaşam ve örgütlenme için umut kaynağı ve kazanımdır.
Ekoloji mücadelesi özünde bir barış mücadelesidir ve toplumun demokratikleşmesinden bağımsız düşünülemez. HTŞ ve benzeri cihatçı yapıların kadın düşmanı, doğa düşmanı ve tekçi barbarlığına karşı; çoğulcu, demokratik ve ekolojik bir yaşam modeli sunan Rojava’yı savunmak yeni devrimleri mayalayacaktır. En büyük ekolojik yıkım olan savaşa ve soykırımlara karşı durmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Halkların özgürlüğünü, eşit, ekolojik, bir arada yaşam hakkını savunan; bu doğrultuda mücadele eden başta Türkiye’deki ve tüm enternasyonel ekoloji ve iklim adaleti örgütlerini Rojava direnişine sahip çıkmaya, katliamlara karşı ses çıkarmaya, alanlara çıkmaya dayanışmayı büyütmeye, başta Türkiye ve ABD elçilikleri olmak üzere tüm devlet kurumlarını kuşatmaya çağırıyoruz.
Faşizm ve emperyalizm yenilecek, birleşen halklar kazanacak!
Bijî berxwedana Rojava!
Yeni imzacılar daha sonra eklenecek.
İmzacılar:
- Climáximo
- People’s congress
- European Confederation of Oppressed Immigrants (AVEG-KON)
- Coal Action Network
- Gruppe Ökosozialismus Wien (Group Ecosocialism Vienna)
- Debt for Climate Switzerland
- Aufstände der Allmende
- Collective Climate Justice
- System Change Vienna
- Socialist Movement of Ghana, Accra Collective
