Close Menu
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
Sitede Gezinin
  • ADALET MÜCADELELERİ (31)
  • EKOLOJİ/İKLİM HAREKETLERİ (77)
  • English (24)
    • maın (5)
  • GÜNDEM (321)
    • ETKİNLİKLER (11)
  • MEDYA (5)
    • PODCAST (2)
    • VIDEO (3)
  • SÖYLEŞİ (55)
  • TEORİ (266)
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım (24)
    • Emekoloji (22)
    • Genel (2)
    • Gıda Egemenliği (22)
    • Hayvan Özgürlüğü (8)
    • İklim (25)
    • Kent Ekolojisi (26)
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi (28)
    • Marksist Ekoloji (24)
    • Mücadele ve Örgütlenme (26)
  • YAYINLAR (64)
    • Faaliyet Raporları (3)
    • Polen Bülten (26)
    • Polen Dergi Yazıları (8)
    • Polen Ekoloji Kitaplığı (11)
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
Home » Kutup Girdabı Çöküşü Olayı

Kutup Girdabı Çöküşü Olayı

By Kutay Mıhlıardıç30 Ekim 20268 Mins Read
Share
Twitter Facebook Bluesky Threads Copy Link

Geçtiğimiz haftalarda birçok ülkede devletlerin halka birkaç günlük temel ihtiyaç stoku yapma çağrısı basına yansımıştı. İçeriği ve zamanlaması belirsiz bu çağrının çeşitli komplo teorileri ve manipülasyonların konusu olması kaçınılmaz ancak iklim krizinin atmosferde bilinen fenomenleri alışılmadık düzeylere ve coğrafyalara taşıması bu gibi durumları daha çok önümüze getirecek gibi görünüyor. Meteoroloji mühendisi Kutay Mıhlıardıç’ın X paylaşımı, son günlerde çokça tartışılan kutup girdabı kesintisi fenomenini açıklıyor.

X’in konuya dair son haber özeti şu şekilde: Meteorolog Ryan Maue, tüm ECMWF modellerinin stratosferik rüzgarların 12 Kasım’a kadar batıdan doğuya döneceğini öngördüğünü ve bunun, önceki rekorun üç haftadan da erken, kayıtlardaki en erken büyük kutup girdabı bozulması olduğunu belirtiyor. Bu durum, girdabı Kanada ve Sibirya üzerinde bölebilir ve potansiyel olarak soğuk Arktik havasının güneye doğru hareket etmesine yol açabilir, öte yandan güçlü El Niño daha sıcak okyanuslara, Kaliforniya sokaklarını sular altında bırakan yüksek gelgitlere ve artan fırtına olasılığına neden olabilir. Avustralya, İngiltere, Japonya, Almanya, İsveç ve Norveç gibi ülkeler, bu örtüşen hava koşulları nedeniyle sakinlerini temel ihtiyaç maddelerini stoklamaya çağırırken, uzmanlar sonuçların karışık olduğunu ve şiddetli bir kışın kesin olmadığını belirtiyor.


Kasım’ın ilk haftasında, 67 yıllık kayıtlarda ilk kez görülen ve hiç deneyimlemediğimiz bir şey yaşayabiliriz.

Kuzey Kutbu üzerindeki dev rüzgâr çemberi önümüzdeki günlerde çöküyor. Takip ettiğimiz ekol modelin senaryolarının %96’sı rüzgârı 11 Kasım’a kadar tersine çeviriyor.

Bu gerçekleşirse, 1959’dan bu yana yaşanan en erken Ani Stratosferik Isınma olacak ve rekoru üç haftadan fazla öne çekecek.

Türkiye’yi sürprizlere açık bir kış bekliyor. Kar ihtimallerinde toparlanma var: Son 20 günde olasılık %3–4 arttı. Doğuda normallerin birazcık üzerine çıkıyor, batıda normallere yaklaşıyor.

Ne Oluyor?

Kış boyunca Kuzey Kutbu’nun 30 km yukarısında dev bir rüzgâr çemberi döner: ismi kutup girdabı (polar vortex). Onu, en soğuk havayı kutupta tutan bir çit gibi düşünebilirsiniz. Bu çit şimdi, daha tam kurulmadan sarsılıyor.

Şu an rüzgârlar henüz normale yakın, 20 m/s civarında esiyor. Ama 50 model senaryosunun 48’i, rüzgârın 11 Kasım’a kadar tersine, yani doğuya döneceğini gösteriyor.

1991–2020 arasında aynı tarihe kadar bu, 30 yılın hiçbirinde yaşanmadı. Kutup girdabı 1 Kasım civarında boyu eninin üç katı olan bir ovale evriliyor; bu tarih için ender görülen bir gerilme. Ardından yetmez gibi, kısa süreliğine ikiye bölünüyor.

Aslında birkaç gün önce bu ihtimal %36–50 arasında gidip geliyordu. Sonra önce %86’ya, ardından üst üste iki koşuda %96’ya sıçradı. Üç ardışık koşuda tutarlı kalan bir sinyal, atmosferde ciddiye alınmayı hak eder. Benim tahminime göre de artık buradan dönmez.

Girdap Neden Zayıflıyor?

Kutup girdabını yukarıdan değil, aşağıdan gelen dalgalar yıkıyor. Dağ sıraları ve kara-deniz farkları, troposferde dünyayı çevreleyen dev hava dalgaları üretir. Bunların en uzunları stratosfere tırmanır, orada kırılır ve girdabı frenler. Hangi dalganın baskın olduğu, girdabın nasıl çökeceğini belirler:

Teknik detaya girmeden söyleyeyim: Girdabın merkezi bu kez kutuptan kaymıyor, aksine kutba alışılmadık derecede yakın. Yani girdap yerinden itilmiyor, yerinde gerilip ikiye bölünecek.

Neden Önemli?

Bölünmede girdabın bir parçası çoğu zaman Avrasya üzerine düşer. 2018’de Avrupa’yı vuran “Doğu’dan Gelen Canavar” soğukları ve Türkiye’deki 2018/19 kışının kalıcı soğukları da bir bölünmenin ardından geldi. Bu kez de modeller bir parçayı İskandinavya–Batı Rusya hattına uzatıyor. Bölünmelerin yeryüzüne etkisinin daha güçlü olup olmadığı literatürde hâlâ tartışmalı; ama Türkiye için izlenecek senaryo tam da bu.

Ani Stratosferik Isınma (SSW) tek başına nadir bir olay değil. Kabaca iki-üç kışta bir yaşanabiliyor, çoğunlukla da Ocak–Şubat’ta… Olağandışı olan, bu yılki zamanlaması. 1959’dan beri 28 Kasım’dan önce hiç büyük bir SSW yaşanmadı.

Bu yıl emsalsizlikler üst üste biniyor:

  • Pasifik’te halk arasında “Mega El Niño” diye anılan, kayıtların en güçlüsü olmaya aday bir El Niño gelişiyor. Niño 3.4 endeksi Ekim ortasında +3,3°C’ye ulaştı.
  • Eylül başında Pasifik’te aynı anda üç kasırga döndü: Lowell, Karina ve Marie. Bunun bir önceki örneği de yine bir El Niño yılı olan 2015’ti.
  • Ve şimdi de kutup girdabı, daha olgunlaşmadan çöküyor. “Benzeri görülmemiş” olarak nitelendirilmesinin yegâne sebebi bu…

El Niño kışlarında kutup girdabının ortalamada daha zayıf olduğu ve SSW ihtimalinin arttığı, literatürde bilinen bir ilişki. Ama bu etki daha çok Ocak–Mart’ta belirginleşiyor ve en güçlü El Niño’larda bile kural değil: 2015/16’da girdap kışın büyük bölümünde tam tersine çok güçlüydü. Üstelik El Niño kutup girdabını genelde dalga-1 üzerinden, yani yerinden -iterek- zayıflatır; bu olayı ise dalga-2 sürüklüyor. El Niño sahneyi hazırlıyor olabilir, ama bu çöküşün doğrudan tetikleyicisi olduğunu söylemek için erken. Bu kombinasyonla daha önce hiç karşılaşmadık.

Rüzgarların Etkisi

%96 yüksek bir oran. Fiziksel olarak +1 ile −1 m/s arasında neredeyse hiç fark yok; girdap her iki durumda da çökmüş olacak. Ama kayıtlar açısından ise fark çok büyük: Biri “çok zayıf bir girdap” demek, diğeri “tarihin en erken SSW’si”. Bu yüzden o çizgiyi önümüzdeki günlerde dikkatle takip etmek lazım.

Türkiye’ye Etkisi

Stratosferdeki bir çöküş, havayı hemen değiştirmez. Etkisi, eğer aşağı inerse, birkaç hafta içinde jet akıntısına ulaşır. 1959–2021 arasındaki 40 büyük SSW’nin 31’inde, sonraki haftalarda yeryüzündeki akış soğuk hava dalgalarını kolaylaştıran faza kaydı. Kalan 9’unda bu olmadı.

Avrupa için klasik iz şöyle: İskandinavya üzerinde yüksek basınç, kuzeyde soğuk ve kuru hava, güneyde ise daha fazla yağış. Geçiş dönemlerinde ise Batı Avrupa’da kar görülen haftalar…

Türkiye için ise bir paradoks var. Avrupa’yı soğutan bu faz, Türkiye’de çoğunlukla daha yağışlı ve görece ılık hatta sıcak bir kışla ilişkili, özellikle batı ve iç bölgelerde. Akdeniz üzerinde derinleşen alçak basınçlar, ılık ve nemli havayı Türkiye’ye taşıyor. Türkiye’yi asıl soğutan ise kuzeydoğulu akışların güçlendiği ters faz.

Yani “SSW = Türkiye’ye kar ve kış” denklemi kendiliğinden kurulmuyor. Türkiye’de sert soğuğu belirleyen şey, blokajın nerede kurulduğu. Örneğin 2018/19 kışındaki kalıcı soğuklar, bir omega blokajı ve girdabın bölünmesiyle ilişkilendirildi. Ama hafızalarda yer etmiş kar fırtınalarının da SSW yıllarıyla örtüşmesi -rastlantı- olmadığını gösteriyor olabilir mi?

Kış İçin Beklentiler

Çöküşün yeryüzüne asıl etkisi henüz beklenmiyor, ama öncü sarsıntılar gelebilir. 3–9 Kasım arasında Türkiye’de hava ciddi şekilde soğuyabilir. Geçen gün de bu yüzden, Kasım’ın eski sonbaharlar gibi hayli serin, hatta soğuk geçebileceğini ve bazı haftalarda sıcaklıkların normallerin altında kalabileceğini söylemiştim.

Yüzde 30 ihtimalle blokaj Grönland–Atlantik tarafında kalır. Batı ve iç bölgelerde yağışlı, normale yakın sıcaklıklar, yükseklerde kar.

Yüzde 70 ihtimalle blokaj İskandinavya–Ural hattına kayar. Kuzeyli akışla Karadeniz, Marmara ve iç kesimlerde erken soğuk ve kar riski.

Kasım–Aralık’ta yaşanan altı SSW’nin dördünde yeryüzü soğuğu kayıran faza geçti, ikisinde tam tersi oldu.

SSW’ler Türkiye’ye her zaman kış getirmiyor, ama hafızalarda yer etmiş kar fırtınalarının SSW yıllarıyla örtüşmesi tesadüf olmadığını düşündürüyor:

  • 1968 YILINDA: 7 Ocak’taki SSW’den bir hafta sonra, 15 Ocak’ta İzmit Körfezi dondu.
  • 1985 YILINDA: 1 Ocak’ta bir SSW yaşandı; o kış hâlâ sert kışlar arasında anılıyor.
  • 1987 YILINDA: 23 Ocak’taki SSW’den yaklaşık altı hafta sonra, İstanbul’u 10 gün boyunca felç eden 4–14 Mart kar fırtınası geldi.
  • 2004 YILINDA: 5 Ocak’taki SSW’nin ardından, 22 Ocak’ta İstanbul’da yakın tarihin en şiddetli kar yağışlarından biri başladı.
  • 2021 YILINDA: 5 Ocak’taki SSW’den yaklaşık altı hafta sonra, Şubat ortasında Tulpar kar fırtınası Marmara’yı vurdu.

İklim sisteminin en merak uyandırıcı yanlarından biri de bu: kutuplarda 30 km yukarıdaki bir çöküş, haftalar sonra İstanbul’un sokaklarında dolaylı olarak hissedilebiliyor.

Aralık ve Sonrası Tahminleri

Modeller kutup girdabının hızla toparlanıp normalden güçlü olabileceğini gösteriyor. Bu, Türkiye için bu geçişteki dönemde ılık ve yağışlı değil, daha kuru ve kuzeydoğulu akışlarla serin bir tabloya işaret edebilir; yağış açısından iyi bir haber değil. Sonbahardan kışa geçişteki desen değişimi de bu yıl çok daha radikal yaşanabilir. Sistemlerin geliş rotalarında hem seyreklik hem de yön değişimi mümkün. Girdabın hızla toparlanmaya çalışması, Türkiye’de öncü soğuk havaları Kasım’da görünür kılsa da, “gerçek kış” koşullarını Ocak sonuna doğru itebilir.

Ocak-Mart döneminde El Niño’nun kutup girdabını zayıflatan etkisi asıl bu dönemde devreye giriyor. İlkbaharda ise El Niño yıllarında Batı Anadolu’da Nisan–Temmuz, Doğu Anadolu’da Şubat–Haziran dönemleri daha yağışlı geçme eğiliminde olur.

Bütün bunlar yaşanırken kışın geneli (Aralık-Mart arası) Türkiye’de hâlâ normallerden sıcak görünüyor. Yani tablo, son yılların “kayıp kışları” arasında, birkaç karlı atakla hatırda kalacak bir kış senaryosuna doğru gidiyor.

Bununla beraber; son 20 günde kar olasılıklarında belirgin bir toparlanma var; genel sürpriz olasılık %3–4 arttı. Doğu Anadolu’da kar ihtimali normallerin birazcık üzerine çıkıyor, batıda ise normallere yaklaşıyor. Kış henüz başlamadan bu yönde bir kayma, sürprizlere açık bir mevsimin bariz işareti.

İklim Olayları ve SSWı

SSW yıllarının bıçak sırtı tarafı da burada. Bu kışlarda her şey birkaç kritik pencereye bağlıdır. O pencerelerde soğuk ataklar gelirse, kış hafızalara kazınabilir. Gelmezse, sıcak zemin baskın çıkar. O zaman özellikle rakımı düşük yerler için kışı kolayca “fiyasko” diye adlandırmak çok daha olası hale gelir. Ortası pek yok: Ya hatırlanacak bir kış, ya da hiç gelmemiş gibi geçen bir kış…

Bu durum özetle, kutup girdabının henüz tam olarak oluşamadığı, “son derece” erken bir olay. Nasıl gelişebileceğini değerlendirmek için elimizde güvenilir tarihsel bir emsal yok. Atmosferin bu yıl kışa verdiği ayar, daha önce hiçbir kışta yaşamadığımız bir başlangıç diyebilirim.

Pasifik’te aynı anda üç adet kasırga oluştu, ama okyanusun hararetini almaya bile yetmedi.

Tokyo’da 37 gün aralıksız yağmur yağdı; 1886’dan beri görülmemiş bir seri. Eylül başından bu yana kente düşen yağış, normalin üç katını aşıyor.

Sular ısınmaya devam ediyor. Eylül’de kutuplar dışındaki okyanusların yüzey sıcaklığı 21,05°C ile yeni bir rekor kırıyor. Atmosfer, Ağustos’ta ölçülmüş herhangi bir aydan daha fazla su buharı taşıyor.

Mega El Niño, Niño 3.4 bölgesinde kayıtlardaki en büyük sıcaklık sapmasına tırmanıyor. Ekim ortasında ise neredeyse her ölçüte göre tarihin en güçlü El Niño’su haline geliyor.

Okyanusun öbür yakasında Los Angeles, Ekim’de üst üste beş gün 37,8°C’yi aşıyor. Bu daha önce hiç yaşanmamıştı.

Ve şimdi de kutup girdabı, daha kış gelmeden beyaz bayrak çekiyor, kendini bırakıyor ve çöküyor. Üstelik dünyanın öbür ucunda, Güney Kutbu’nun kendi girdabı normalin neredeyse iki katı hızla dönüyor.

Bunların birbirine bağlı olduğunu söylemek için üzerine çalışmak gerek. Ama atmosfer bilimlerinde bu kadar emsalsizliği art arda görüp “tesadüf” deyip geçmek de zor.

Okunma sayısı: 1
Aşırı Hava Olayları İklim Krizi Kutup Girdabı Polar Vortex
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
Share. Twitter Facebook Email Telegram Threads

Öne Çıkan Yazılar

Yazar “Marksist”, Yayıncı “Marksist” Ama Kitap Anti-Marksist!

Cemil Aksu

Polen Ekoloji Kolektifi Uluslararası Çevre Stratejisi Konferansına Katıldı

Polen Ekoloji

Bajarê kapîtalîst hilweşîna ekolojiyê ye

Cemil Aksu

Nepal’deki Kriz: İklim Krizi, Kapitalizm ve Himalayalar’ın Politik Ekonomisi

Kunal Chattopadhyay

Güneydoğu’da Sefalet

KATIK Dergisi

Kolombiya Halklar Kongresi’nden Dayanışma Çağrısı

Polen Ekoloji
Son Yazılar

Kutup Girdabı Çöküşü Olayı

30 Ekim 2026

COP31 ve HİZ’e Bakış ve İmkanlar

30 Ekim 2026

Yazar “Marksist”, Yayıncı “Marksist” Ama Kitap Anti-Marksist!

29 Ekim 2026

Polen Ekoloji Kolektifi Uluslararası Çevre Stratejisi Konferansına Katıldı

28 Ekim 2026

Eğitim Sen Kurultayından Ekolojik Eğitim Belgesi

22 Ekim 2026
SİTE TAKVİMİ
Ekim 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 
« Eyl    
POLEN EKOLOJİ KİTAPLIĞI

Yaşam Ağında Emperyalizm

5 Eylül 2026

Tabiata Tahakküm ve Direniş: Türkiye’de Kapitalizmin Ekolojik Tarihi

13 Ocak 2026

Cüret

18 Kasım 2025

Tek İstediğimiz Dünya

4 Ağustos 2025

Kızıl Ekolojik Devrim

13 Mayıs 2025
Hakkımızda
Hakkımızda

POLEN EKOLOJİ KOLEKTİFİ olarak, ekolojik mücadelenin kapitalizme karşı toplumsal kurtuluş mücadelesinin bir parçası olarak örgütlü sürdürülmesi gerektiğini düşünen bir stratejinin hayata geçirilmesinde yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkesi kolektifimize ortak olmaya çağırıyoruz.

As the POLEN ECOLOGY COLLECTIVE, we call on everyone who wishes to be a fellow traveler in implementing a strategy in the direction of an well-organized ecological struggle as part of the broader struggle for social liberation against capitalism, to join our collective.

[email protected]
[email protected]

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
İçerikler

Kutup Girdabı Çöküşü Olayı

30 Ekim 2026

COP31 ve HİZ’e Bakış ve İmkanlar

30 Ekim 2026

Yazar “Marksist”, Yayıncı “Marksist” Ama Kitap Anti-Marksist!

29 Ekim 2026

Polen Ekoloji Kolektifi Uluslararası Çevre Stratejisi Konferansına Katıldı

28 Ekim 2026
1 2 3 … 134 Next
Polen Ekoloji’ye Katıl


Kolektif’e Katıl

Destek Ol

Hızlı Destek

Enstitü Seminerlerine Katıl

Bize yaz

  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Polen'e Destek Ol!

Yaşamı Birlikte Savunalım!

 

Polen Ekoloji Enstitüsü’nün çalışmalarına destek olun.

Tek seferlik veya düzenli bağışlarınızla dayanışmayı büyütün.

Bağış Yap

Dövizle Bağış

Enstitü’ye Destek Ol