Skip to content
Close Menu
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
Sitede Gezinin
  • ADALET MÜCADELELERİ (30)
  • EKOLOJİ/İKLİM HAREKETLERİ (73)
  • English (23)
    • maın (5)
  • GÜNDEM (308)
    • ETKİNLİKLER (11)
  • MEDYA (5)
    • PODCAST (2)
    • VIDEO (3)
  • SÖYLEŞİ (50)
  • TEORİ (262)
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım (24)
    • Emekoloji (21)
    • Genel (1)
    • Gıda Egemenliği (21)
    • Hayvan Özgürlüğü (8)
    • İklim (25)
    • Kent Ekolojisi (26)
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi (27)
    • Marksist Ekoloji (22)
    • Mücadele ve Örgütlenme (26)
  • YAYINLAR (63)
    • Faaliyet Raporları (3)
    • Polen Bülten (26)
    • Polen Dergi Yazıları (8)
    • Polen Ekoloji Kitaplığı (10)
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
Home » Soma’nın 12. Yılı: Korunan Şirket Değil, Kömür Düzeniydi

Soma’nın 12. Yılı: Korunan Şirket Değil, Kömür Düzeniydi

By Polen Ekoloji13 Mayıs 20263 Mins Read
Share
Twitter Facebook Bluesky Threads Copy Link

13 Mayıs 2014’te Soma’da 301 madenci katledildi. Aradan 12 yıl geçti; acımız da öfkemiz de dinmedi.

Soma bize bir düzeni gösterdi

Soma bir “kaza” değildi. Taşeronluğun, rödovansın, üretim baskısının ve denetimsizliğin birikimli sonucuydu. Havalandırma sistemi yetersizdi, iş güvenliği önlemleri kâğıt üzerindeydi, denetim bir biçimsellikten ibaretti. Bütün bunlar biliniyordu. Yine de maden çalıştı, işçiler indi.

Soma’da korunan yalnızca bir şirket değildi; korunan kömür ve maden politikalarıydı. Mesele tekil kusurlara ve birkaç sorumluya indirgenerek düzenin kendisi aklandı. “Ucuz enerji”, “kalkınma” ve “istihdam” söylemiyle meşrulaştırılan bu düzen; işçinin canını, halk sağlığını, toprağı, suyu, havayı ve tüm yaşam alanlarını sermayenin kârına feda etti. 301 madenci öldü; ama aynı havzada maden yatırımları duraksamadan sürdü. Soma’dan bu yana her yıl ortalama 2 madenci direnişinin olmasının sebebi de bu duraksız sömürüdür.

Adalet gelmedi – bu da tesadüf değil

12 yılın sonunda hesap sorulmadı. Kamu görevlilerinin yargılandığı davada 28 sanıktan 10’u beraat etti, 18’ine 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında hapis cezası verildi. Sanıklar, ailelerin ve avukatların talep ettiği “taksirle öldürme ve yaralama” suçundan değil, çok daha dar kapsamlı “görevi kötüye kullanma” suçundan yargılandı; dava ağır ceza mahkemesinde değil, asliye ceza mahkemesinde görüldü. Soruşturma dosyası yıllar boyunca savcılıkta bekledi; yargılama beş celsede tamamlandı.

Denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinden siyasi sorumlulara, katliam sonrası madenciye yönelen devlet şiddetine kadar uzanan sorumluluk zinciri gerçek anlamda yargı önüne çıkmadı. Aileler tazminat dosyalarına, sembolik cezalara ve yıllara yayılan süreçlere sıkıştırıldı. Soma’da yalnızca emekçiler değil, hukuk da göçük altında bırakıldı.

Soma bitmedi – düzen sürüyor

Bu düzen işçiyi yalnızca yerin altında öldürmez. Onu başka geçim seçeneği bırakmadan madene mahkûm eder. Endüstriyel şirket tarımı tercihi ve kırsalın tasfiyesi, yoksullaşma ve işsizlik tehdidiyle emekçiler, ölüm riskini bildikleri ocaklara dönmek zorunda bırakılır. “İstihdam” diye sunulan şey, çoğu zaman sermayenin işçi üzerinde kurduğu zorunluluktan başka bir şey değildir.

Madencilik talanı yalnızca çevresel yıkım da değildir. Vahşi emek sömürüsü, köylüsüzleştirme, halk sağlığının tehdit edilmesi, yaşam alanlarının gaspı ve insan hakları ihlalleriyle birlikte işleyen bütünlüklü bir sömürü rejimidir. Bu yüzden ekoloji mücadelesini “istihdama engel” olarak göstermek bu düzenin ideolojik silahıdır. Oysa işçilerin sağlıklı ve insanca çalışma hakkıyla halkın temiz suya, temiz havaya ve toprağa sahip çıkma hakkı birbirinin karşıtı değildir. Karşıtlık emek ile ekoloji arasında değil; yaşam ile kâr düzeni arasındadır.

Bugün aynı düzen İliç’te Fırat havzasını zehirleyen altın madenciliğinde, Akbelen’de ormanı kömür için yok eden şirketlerde, ücretleri ve tazminatları için direnmek zorunda bırakılan Doruk Madencilik işçilerinde sürüyor. Soma’dan İliç’e, Akbelen’den Varto ve Karlıova’ya biliyoruz: Madencilik rejimi işçinin emeğini, bedenini ve doğayı birlikte tüketiyor.

Soma’yı anmak yalnızca yas tutmak değildir. İş cinayetlerine, cezasızlığa, kömür ve maden talanına, yaşam alanlarımızın sermayeye feda edilmesine karşı emek ve ekoloji mücadelesini birlikte büyütmektir.

301 madenciyi unutmadık, unutturmayacağız.

Kaza değil katliam. Kader değil kapitalizm.

Emek ve ekoloji mücadelesi ortaktır.

 

 

301 Madenci Adalet Kömür Soma
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
Share. Twitter Facebook Email Telegram Threads

Öne Çıkan Yazılar

Veganlar Tutsak Olursa Ne Yapmalı?

Cemre Nayir

“Tabiata Tahakküm ve Direniş” Kitap Atölyesi

Polen Ekoloji

Hacettepe Üniversitesi Öğrencileri Doğanın Safında Talana Karşı

Polen Ekoloji

“Ekoloji Mücadelesi Emek Hareketinin Mücadelesi Olduğunda Güçlüdür”

Polen Ekoloji

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!

Polen Ekoloji

Sermayenin Savaş Alanı İliç’in Toprağı

Polen Ekoloji
Son Yazılar

Soma’nın 12. Yılı: Korunan Şirket Değil, Kömür Düzeniydi

13 Mayıs 2026

Veganlar Tutsak Olursa Ne Yapmalı?

8 Mayıs 2026

“Tabiata Tahakküm ve Direniş” Kitap Atölyesi

18 Nisan 2026

Hacettepe Üniversitesi Öğrencileri Doğanın Safında Talana Karşı

13 Nisan 2026

“Ekoloji Mücadelesi Emek Hareketinin Mücadelesi Olduğunda Güçlüdür”

13 Nisan 2026
SİTE TAKVİMİ
Mayıs 2026
PSÇPCCP
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
« Nis    
POLEN EKOLOJİ KİTAPLIĞI

Tabiata Tahakküm ve Direniş: Türkiye’de Kapitalizmin Ekolojik Tarihi

13 Ocak 2026

Cüret

18 Kasım 2025

Tek İstediğimiz Dünya

4 Ağustos 2025

Kızıl Ekolojik Devrim

13 Mayıs 2025

Çoklu Krizler Çağında İktisadi Kalkınma, Büyüme ve Ekoloji

8 Nisan 2025
Hakkımızda
Hakkımızda

POLEN EKOLOJİ KOLEKTİFİ olarak, ekolojik mücadelenin kapitalizme karşı toplumsal kurtuluş mücadelesinin bir parçası olarak örgütlü sürdürülmesi gerektiğini düşünen bir stratejinin hayata geçirilmesinde yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkesi kolektifimize ortak olmaya çağırıyoruz.

As the POLEN ECOLOGY COLLECTIVE, we call on everyone who wishes to be a fellow traveler in implementing a strategy in the direction of an well-organized ecological struggle as part of the broader struggle for social liberation against capitalism, to join our collective.

bilgi@polenekoloji.org
polenekoloji@gmail.com

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
İçerikler

Soma’nın 12. Yılı: Korunan Şirket Değil, Kömür Düzeniydi

13 Mayıs 2026

Veganlar Tutsak Olursa Ne Yapmalı?

8 Mayıs 2026

“Tabiata Tahakküm ve Direniş” Kitap Atölyesi

18 Nisan 2026

Hacettepe Üniversitesi Öğrencileri Doğanın Safında Talana Karşı

13 Nisan 2026
1 2 3 … 129 Next
Polen Ekoloji’ye Katıl


Kolektif’e Katıl

Destek Ol

Hızlı Destek

Enstitü Seminerlerine Katıl

Bize yaz

  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.