Özellikle 2020 yılının başından beri Azerbaycan hükümetinin ülkenin diğer bölgelerindeki köpekleri sokakta vurarak, başkent Bakü’de ise “Toplan Merkezi” isimli kurumun bünyesine götürerek öldürmesine karşı protestolar düzenlendi. Hükümet 2023 Kasımında sivil topluma karşı son baskı dalgasını başlattığından beri ülke giderek hiçbir itirazın seslendirilemeyeceği daha da ağır koşullara sürüklendi. Böylelikle hükümet, tam bir korku rejiminde COP29 zirvesine hazırlandı. Kasım 2024’te COP29 sırasında iktidara karşı tek bir protesto gerçekleştirilebildi.[1] COP29’dan iki hafta sonra eylemci gözaltına alındı. Eylemciye kaba dayak ve elektroşokla işkence edildi, yurt dışı yasağı verildi.
Buna rağmen Azerbaycan’da hayvan hakları savunucuları ciddi başarılara ulaştı. Köpeklerin yaşam hakkı için en zor aşama olan Toplan Merkezi, COP29 öncesinde kapatıldı. Aralıksız 4 yıl sürdürülen protesto ve kampanyalardan sonra hükümet uluslararası tepkilerden çekinerek etkinlikten bir ay önce bu merkezi kapattı ve ilk kez hayvanlara yönelik kötü muameleye ilişkin yasada güncellemeye gitti. Hayvanlara kötü muamelenin cezasını 300 dolardan 1200 dolara kadar çıkaran yeni cezalar eklendi. Kötü muameleyi özendiren paylaşımlara yönelik cezalar ve bir aylık hapis cezası getirildi. Toplan Merkezi’nde köpeklerin katledilmesine ilişkin kanıt elde edilmesine imkân verilmedi ve hükümet tarafından durum inkar edildi. Bu merkezle ilgili bir cezalandırma olmasa da köpeklerin sokakta vurulmasının kanıtları ortaya koyulabildi. Bu sayede köpeklerin vurulması büyük ölçüde azaldı, ama gözden uzak yerlerde ihbarlar devam ediyor.
Tüm bu süreçleri takip eden gazeteciler Aytaç Tapdık (Aytaj Tapdig) ve Khayala Aghayeva hâlâ tutuklu. Meydan TV’de çalışan gazeteciler bu protestoların basına yansımasını sağladılar. COP29’da düzenlenen eylemde içeriye girebildiler. Oradaki görüntüleri yayınlamayı başardılar ve ardından gözaltına alındılar. Bundan bir ay sonra, Aralık 2024’te ülke içinde bağımsız medya faaliyetini bitiren son baskı dalgasında tutuklandılar. Türkiye’deki iktidarın ülkeyi hayvan hakları açısından getirdiği ağır durum nedeniyle hak savunucuları çok yoğun bir uğraş içinde. Azerbaycan’daki veganlardan gelen çağrı, COP günlerinde Aytaç ve Khayala’nın posterleriyle dayanışma paylaşımları ve onların özgürlük çağrısına destek olmak.
Aytaç ve Khayalaya, Almanya merkezli Meydan TV’ye yönelik saldırıda 12 gazeteciyle birlikte kaçakçılık, para aklama gibi suçlarla tutuklandılar. Gazetecileri Koruma Komitesi konu hakkında bir açıklama yapmıştı. Özgür Sesler Kolektifi de hapishanedeki hak ihlallerinin durdurulmasına yönelik bir çağrı yapmıştı.
Aytaç ve Khayalaya’nın tutuklanmalarına neden olan gazetecilik faaliyetleri:
- Aytaç ve Khayala, COP29 sırasında bir protestoyu takip ederken gözaltına alınan tek gazetecilerdir. Kısa süreliğine gözaltına alındılar ve zorla bölgeden uzaklaştırıldılar. Ayrıca fiziksel şiddete maruz kaldılar ve Aytaç’ın telefonuna bir süre el konuldu[2]. Her ikisi de COP29’dan iki hafta sonra, bağımsız medyayı hedef alan son tutuklama dalgası sırasında gözaltına alındı. Bu dalga, ülke içinde bağımsız gazeteciliği tamamen durma noktasına getirdi.
- Haziran 2023’te Aytaç, Azerbaycan’ın batısındaki Söğütlü köyüne ulaşan ve köy sakinlerinin protestosunun polis tarafından şiddet kullanılarak dağıtılmasının ardından yaşananları haberleştiren ilk gazetecilerdendi. Bölge sakinleri, yerleşim yerinin siyanür gölü ile kirletildiğini söylüyordu.[3] Köylüler, gölün yasal standartlara uygun olmadığını ve kurulmasından bu yana köyde kanser vakalarının arttığını belirtiyordu. Protesto sırasında bölgeye sevk edilen polis güçleri yaşlı kadınlara fiziksel saldırıda bulundu ve doğrudan yüzlerine biber gazı sıktı. O tarihten bu yana Söğütlü polis ablukası altında tutuluyor ve ülkede bu tür kısıtlamalara maruz bırakılan tek yerleşim yeri olma özelliğini taşıyor. Köye giriş ve çıkışlar polis kontrolüne tabi. Sakini olmayanların köye girmesine izin verilmiyor. Köy sakinleri de sürekli baskı ve denetim altında tutuluyor. Aytaç’ın video haberi.[4]
- Aytaç ve Khayala birkaç ay sonra Söğütlü’ye gitmeye çalıştı. Ancak sivil polisler tarafından sıkı takibe alındılar. Polisler, adım adım onları takip ederek Gedebey il merkezinden köye ulaşmalarını engelledi.[5]
- COP29 günlerinde Aytaç ve Khayala, Bakü’nün çevresinde, arkasındaki yoksul evleri gizlemek amacıyla yol boyunca inşa edilmekte olan bir duvarı görüntülediler. Bu röportajda duvarın arkasında, petrolle kirlenmiş bölgede yaşayan ve birçoğunun sağlık sorunları bulunan yoksul insanları da görüntülediler.[6]
- Her ikisinin de daha önce çevre ve yeşil meseleler konusunda birkaç çalışması oldu. Aytaç, cezaevindeki ilk ayını tamamladıktan sonra vejetaryen olmaya karar verdi.
[1] https://x.com/Alimalikov06/status/1857417276330332513
https://www.youtube.com/shorts/w_doeKIjRO8
[2] https://x.com/RSF_inter/status/1858471535205347628
https://x.com/cfwij/status/1858485573008142739?s=46
[3] https://x.com/SolidarityHR/status/2066970791166771457
[4] https://www.youtube.com/watch?v=QUCUci-siEE
[5] https://www.meydan.tv/en/article/meydan-tv-case-the-conscience-of-azerbaijani-society-is-on-trial/?tztc=1
