Bu metinde bahsedilecek olan “çocuk işçiliği”, çocukların gelişimlerini destekleyecek, aktif bir özne olarak hayatta var olmalarını sağlayacak türden bir işçilik değildir. Bu “iş”ler çocuklar aleyhine sermaye birikiminin devam etmesine yaramaktadır. Bu bağlamda kavramı netleştirmek adına öncelikle “çocuk işçiliği”nin tanımı ile başlıyorum.
Çocuk işçiliği, çocuklar tarafından yapılan ve onların gelişim potansiyellerini engelleyen ve fiziksel ve zihinsel sağlıklarına zarar veren her türlü iş olarak tanımlanmaktadır (ILO, 2024) ve “sorumluluk, güven veya güç ilişkisi bağlamında çocuğun sağlığına, hayatta kalmasına, gelişimine veya onuruna fiili veya potansiyel olarak zarar veren fiziksel, duygusal veya cinsel istismar, fiziksel veya duygusal ihmal ve ticari veya diğer sömürü” biçimi olan çocuklukta kötü muamele kapsamına alınmaktadır (Dünya Sağlık Örgütü, 2022, s. 2).
Çocuk işçiliği, çocukların biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimlerine zarar vermektedir (Karagözoğlu ve Babaoğlu, 2022; Tatar, 2024). Örneğin, Batomen Kuimi ve arkadaşları (2018), çocuk işçiliğinin; çocukların yetersiz ve dengesiz beslenmesine, çeşitli zararlı maddelerle temasa bağlı olarak hastalanmasına ve diğer çocuklara kıyasla kaza ve yaralanmalara daha çok maruz kalmalarına neden olduğunu belirtmiştir. Ayrıca çocuk işçiliği, çocukların sağlıklı bir gelişim süreci için ihtiyacı olan oyun, sosyal aktiviteler ve eğitim faaliyetlerine katılmasını engellemektedir (Şahin, 2012).
Çocuklar, çalıştıkları yerlerdeki olumsuz faktörlerden de etkilenmektedir. Örneğin mendil satmak, cam silmek vb. sokaklarda gerçekleştirilen işlerde çalışan çocuklar, madde bağımlılığı gibi tehlikeli durumlara maruz kalmaktadır (Aydın, 2018). Buna ek olarak, çocukların istismara fiziksel olarak direnme veya şikayette bulunma olasılıkları da yetişkinlere göre daha düşük olduğundan (UNICEF, 2006) dolayı işyerlerinde istismar ve ihmale maruz kalmaları daha olasıdır. Örneğin, Öncü ve arkadaşları (2013), çalışan 595 çocuğun katıldığı araştırmalarında farklı istismar türlerini incelemiş ve çocukların %62,5’inin işyerlerinde en az bir istismar türüne (%53.6’sı duygusal istismar, %25.2’si cinsel istismar ve %21.8’i fiziksel istismar) maruz kaldığını bulmuştur. Bu durum da çocuk işçiliğinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini artırmaktadır.
Dolayısıyla bilimsel veriler, çocukların sağlığı göz önüne alındığında çocuk işçiliğinin yasaklanması gerektiğini göstermektedir. Buna rağmen dünyada 2024 yılında 5-17 yaş arası 137.6 milyon çocuğun işçi olarak çalıştığı tahmin edilmektedir (ILO, 2024). Türkiye’de ise 2019 yılında 5-17 yaş grubunda yer alan çocukların 720.000’inin (%4,4’ü) çalıştığı bildirilmiştir (TÜİK, 2019).
Dünyada çocuklar hizmet, inşaat, taş ocakları, sanayi, küçük ölçekli madenler (Sedegah, 2024) ve tarım (Chiodi ve Escudero, 2025) gibi alanlarda çalıştırılmaktadır. Burada özellikle tarım, hizmet ve sanayi ön plana çıkmaktadır. 5-17 yaşları arasındaki çalışan çocukların %61’i tarım, %27’si hizmet ve %13’ü sanayi sektöründe çalışmaktadır (ILO, 2024). Çocuklar tarımda tütün, fındık, kayısı, elma hasadında mevsimlik tarım işçisi olarak da çalışmaktadır. Bu mevsimlik çalışma durumu, tarım işçisi olarak çalışan çocuk sayısını ve bu çocukların nasıl koşullarda çalıştığını takip etmeyi zorlaştırmaktadır. Bütün bu sektörlerde çocuklar ucuz işgücü olarak sigortasız ve sendikasız çalıştırılmakta ve daha kolay şekilde işten çıkarılmaktadır.
Türkiye’de çocuk işçiliği denildiğinde özellikle incelenmesi gerekenlerden biri MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) programıdır. Öncesinde Çıraklık Eğitim Merkezi olarak adlandırılan MESEM programı, 2016 yılında örgün eğitime dahil edilmiştir. Bugün, MEB verilerine göre 447.378 MESEM’li öğrenci vardır. MEB tarafından “34 Alan ve 184 meslek dalı. 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine asgari ücretin en az %30’u, 12. sınıftaki kalfalara asgari ücretin en az %50’si kadar maaş. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigorta.” şeklinde övülerek tanıtılan bu programda, bir gün okula dört gün işyerine giden işçi-öğrenciler birçok problem yaşamaktadır. MESEM’li gençler lisenin ilk üç yılı asgari ücretin üçte biri kadar; kalfa olduklarında ise asgari ücretin yüzde 50’si kadar ücret alıyorlar. Dolayısıyla asgari ücretin altında çalışıyor, yarı yıl ve yaz tatili hakları çalınıyor ve en kötüsü tehlikeli iş koşullarında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle katlediliyorlar. “MESEM’li Gençler Haberleşme ve Dayanışma Ağı” isimli instagram hesabında MESEM’li gençlere yönelik hak gasplarını kendi ağızlarından da dinleyebilirsiniz. Gençler, bu mağduriyetleri yaşarken Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz günlerde Koç Holding’e ait Ford Otosan firması ile Sektöre Entegre Okul İş Birliği Protokolü’nü imzaladı. Bu protokole göre, çocuklar Ford Otosan’ın fabrikalarında çalışabilecekler (eğitim alacaklar!).
Bir durumu ortadan kaldırmak için onun oluşmasına sebep olan faktörleri incelemek önemlidir. Çocuk işçiliğinin de bazı sebepleri vardır. Bunlardan bazıları, ebeveynlerden birinin veya her ikisinin vefatı (Gharaibeh ve Hoeman, 2003), göç (Sedegah, 2024), ebeveyn tutumları ve düşük eğitim seviyesidir (Omokhodoin ve Uchendu, 2010). Buna ek olarak, en önemlileri mevcut üretim sistemi, sermaye yanlısı iktidar politikaları ve bunların getirilerinden ikisi olan yoksulluk (Musvoto, 2007) ve yetersiz eğitim olanaklarıdır (Barışık ve ark., 2016). Nitekim, TÜİK (2019) verilerine göre çocukların çalışmasının en önemli sebebi, hane halkına ekonomik açıdan destek olmaktır.
İSİG verilerine göre 2013-2024 yılları arasında en az 742 çocuk, 2024 yılında ise en az 71 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Çocuklar yoksulluk sebebiyle rezil çalışma koşullarında hayatını kaybederken sermaye, bunu görmezden gelip “en az üç çocuk”, “meslek lisesi, memleket meselesi”, “sürdürülebilir kalkınma” söylemleriyle meşgul oluyor. Çünkü onlarca daha fazla çocuk, daha fazla ucuz işgücü, daha fazla kar demektir. Çocuk ölümleri ise önemsiz birer veridir. Bugün, çocuk emeğinin sömürüsüne karşı durmak, çocuk işçiliğinin yasaklanması, çocuk işçiliği izleme komisyonları kurulması, çalıştırılan çocukların tespit edilmesi, bütün kademelerde tüm çocuklar için ücretsiz ve erişilebilir eğitimin sağlanması, meslek eğitiminin çocukların gelişim dönemlerine ve bu dönemlerdeki ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanması ve uygulanması taleplerini oluşturmak ve bu talepler doğrultusunda harekete geçmek hepimizin ödevidir.
Kaynakça
Aydın, İ. (2018). Türkiye’de çocuk istismarı ve çocuk işçiliği. İş ve Hayat, 4(7), 65-81.
Barışık, S., Ege, T. ve Şimşek T. (2016). Türkiye’de çocuk işçiliği ve ekonomik etkileri. Cumhuriyet Üniversitesi iktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 17(2), 161-179.
Batomen Kuimi, B. L., Oppong-Nkrumah, O., Kaufman, J., Nazif-Munoz, J. I. ve Nandi, A. (2018). Child labour and health: A systematic review. International Journal of Public Health, 63(5), 663-672. https://doi.org/ 10.1007/s00038-018-1075-9
Chiodi, V. ve Escudero, V. (2024). More is more. Combined livelihood-education interventions and their effect on child labour in the agricultural sector. Journal of Development Effectiveness, 17(1), 118–142. https://doi.org/10.1080/19439342.2024.2376559
Gharaibeh, M. ve Hoeman, S. (2003). Health hazards and risks for abuse among child labor in Jordan. Journal of Pediatric Nursing, 18(2), 140–147. https://doi.org/ 10.1053/jpdn.2003.31
https://e-mesem.meb.gov.tr 11.08.2025 tarihinde alınmıştır.
https://www.isigmeclisi.org/21364-sanayi-sirketleri-talep-etti-iktidar-listeye-koydu-cigdem-toker 11.08.2025 tarihinde alınmıştır.
ILO. (2024). Çocuk işçiliği. 2024 küresel tahminler, eğilimler ve önümüzdeki yol. https://www.ilo.org/sites/default/files/2025-06/Y%C3%B6netici%20%C3%96zeti.pdf
Karagözoğlu, Ö. ve Babaoğlu, P. (2022). Türkiye’de çocuk işçiliğiyle mücadelede kurumsal yapı. Medeniyet Araştırmaları Dergisi, 7(2), 57-75. https://doi.org/https://doi.org/10.52539/mad.1121373
Musvoto, E. (2007). Child labour in South Africa: A brief overview. Guernsey: Advocating for the Rights of Children Worldwide Trust.
Omokhodoin, F. ve Uchendu, O. (2010). Perception and practice of child labour among parents of school-aged children in Ibadan, southwest Nigeria. Child: Care, Health and Development, 36(3), 304 – 308. https://doi.org/ 10.1111/j.1365-2214.2009.00988.x
Öncü, E., Kurt, A.Ö., Esenay, F. I. ve Özer, F. (2013). Abuse of working children and influencing factors, Turkey. Child Abuse & Neglect, 37(5), 283–291. https://doi. org/10.1016/j.chiabu.2012.11.006
Sedegah, D. D. (2024). Examining child labour in stone quarrying in the GA West Municipality, Ghana. Child, Family & Social Work, 29(4), 1056-1064. https://doi.org/10.1111/cfs.13159
Şahin, L. (2012). Geçmişten günümüze çocuk işçiliği. Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 7(2), 103-118.
Tatar, M. (2024). Türkiye’de çocuk işçiliği sorunu ve çözüm önerileri: çocuk işçiliği izleme merkezlerinin kurulması. Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 15(44), 1439-1453.
TÜİK. (2019). Haber Bülteni. Çocuk işçiliği. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Child-Labour-Force-Survey-2019-33807 adresinden 7 Ağustos 2025 tarihinde alınmıştır.
UNICEF. (2006). World report on violence against children in places of work. http://www.unicef.org/violencestudy/6
World Health Organization. (2022). Responding to child maltreatment: A clinical
handbook for professionals. https://www.who.int/publications/i/item/9789240048737
