Close Menu
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
Sitede Gezinin
  • ADALET MÜCADELELERİ (30)
  • EKOLOJİ/İKLİM HAREKETLERİ (76)
  • English (24)
    • maın (5)
  • GÜNDEM (317)
    • ETKİNLİKLER (11)
  • MEDYA (5)
    • PODCAST (2)
    • VIDEO (3)
  • SÖYLEŞİ (53)
  • TEORİ (264)
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım (24)
    • Emekoloji (22)
    • Genel (1)
    • Gıda Egemenliği (22)
    • Hayvan Özgürlüğü (8)
    • İklim (25)
    • Kent Ekolojisi (26)
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi (27)
    • Marksist Ekoloji (24)
    • Mücadele ve Örgütlenme (26)
  • YAYINLAR (64)
    • Faaliyet Raporları (3)
    • Polen Bülten (26)
    • Polen Dergi Yazıları (8)
    • Polen Ekoloji Kitaplığı (11)
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH
X (Twitter) Instagram YouTube
polenekoloji.org
Home » “Yaşamı Savunmak İçin Neredeyseniz Oradan Harekete Geçin”

“Yaşamı Savunmak İçin Neredeyseniz Oradan Harekete Geçin”

By Ayçanur Top16 Temmuz 2026Updated:26 Temmuz 20264 Mins Read
Share
Twitter Facebook Bluesky Threads Copy Link

JinNews’ten gazeteci Devrim Fındık, Kolektifimizden sosyolog Ayçanur Top ile iklim krizinin politik mücadelede tuttuğu yer ve nasıl ele alınması gerektiği üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

16 Temmuz 2026 | JinNews


İklim krizinin sömürgeci ve ataerkil kapitalist sistemin sonucu olduğunu belirten Polen Ekoloji Kolektifi’nden Ayçanur Top, rant politikalarının kentleri yaşanmaz hale getirdiğini vurgulayarak, “Dünyayı ve yaşamı savunmak için neredeyseniz oradan harekete geçin” çağrısı yaptı.
Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yaşanan aşırı sıcaklar, ekolojik krizin ulaştığı boyutu yeniden gözler önüne seriyor. Egemen sistemlerin “doğa olayı” diyerek normalleştirmeye çalıştığı bu kriz dalgasına karşı yaşam savunucuları ise alanlarda seslerini yükseltmeye devam ediyor.
Polen Ekoloji Kolektifi’nden Ayçanur Top ile yaşanan ekolojik yıkımı, bu yıkımın toplumsal cinsiyet boyutunu, sömürgeci politikaları ve örülmesi gereken birleşik mücadele hattını konuştuk.
Aşırı sıcakların ve meteorolojik krizlerin tekil olaylar olarak ele alınamayacağını belirten Ayçanur Top, bu yıkımın arkasındaki temel failin, fosil yakıtlara, madenciliğe, savunma sanayiine dayanan ve kendini “yeşile boyamaya” çalışan kapitalist üretim biçimi olduğunu vurguladı. Ayçanur Top, “Doğayı sınırsız bir hammadde kaynağı ve atık deposu olarak gören bu birikim modeli,  biyoçeşitlilik kaybını, suyun kirlenmesini, ormansızlaşmayı ve ekosistemlerin tahribatını beraberinde getiriyor. Üstelik sorun bilgi eksikliği de değil. 1972 yılındaki ‘Ekonomik Büyümenin Sınırları’ raporundan beri bu kriz öngörülüyordu. Sorun, devletlerin ve sermayenin siyasal irade eksikliğidir. Bir yandan iklim zirvelerinde hedefler açıklıyorlar, diğer yandan kömür, petrol ve maden yatırımlarını sürdürüyorlar” sözleriyle sermaye devletlerinin ikiyüzlülüğüne dikkat çekti.
Önümüzdeki Kasım ayında Türkiye’de yapılması planlanan COP31 Zirvesi’ne değinen Ayçanur Top’un, Polen Ekoloji’nin MAPEG ve Taşınmaz Komisyonu verileriyle hazırladığı Ekstraktivizm (Kasıp Kavurma/Özütleme) Raporu’ndan paylaştığı veriler ise şöyle: “Uluslararası müzakerelerde sahte hedefler koyulurken, yerel halkın karşı-iradesine rağmen tarım ve orman arazileri maden şirketlerine devrediliyor. Halk mülksüzleştiriliyor, yaşam alanları yok ediliyor. Sadece 2023-2025 yılları arasında Türkiye’de satışa açılan alan Balıkesir ilinden daha büyük. Diyarbakır’da gördüğümüz gibi hem aşırı su tüketimiyle hem de yer altı ve yer üstü sularını kimyasallarla zehirleyen hidrolik kırma yöntemleriyle ‘gözden çıkarılmış bölgeler’ yaratılıyor. Bu yüzden sınıf mücadelesi gözetmeyen bir çevrecilik bahçeciliktir diyoruz.”
Ekolojik krizin faturasının sömürülen sınıflara ve kadınlara kesildiğini belirten Ayçanur Top, toplumsal eşitsizliklerin kriz anlarında katlanarak büyüdüğünü ifade etti. Ekolojik yıkım ve çevre krizleri ile emek sömürüsünün birbirinden ayrılmaz iki sorun olduğunu savunan ve bu iki mücadele alanını tek bir çatı altında birleştiren sosyo-politik bir kavram olan “Emekoloji” kavramının önemine işaret eden Ayçanur Top, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevsimlik tarım işçileri yazın 40 derecenin üstündeki sıcaklıklarda, gölgelik, temiz su, iş güvenliği ve sağlık hizmeti olmadan çalıştırılıyor. Kadınlar ise bu krizden çok daha katmanlı etkileniyor. Kadın hem tarımsal üretimde ücretsiz-ücretli emek veriyor hem de hane içindeki yeniden üretim ve bakım yükünü üstlenmek zorunda bırakılıyor. Kuraklık ve su kesintilerinin yaşandığı yerlerde temiz su temini, yemek, temizlik, çocuk ve yaşlı bakımı gibi işler kadının daha fazla emeğini ve zamanını gasp ediyor. Bu yüzden ekolojik krizi sınıfsal ve toplumsal cinsiyet boyutu olan bir iklim adaleti meselesi olarak ele almalıyız.”
Kentlerin betonlaşması ile rant odaklı dönüşümün sıcaklık dalgalarını afete dönüştürdüğünü ifade eden Ayçanur Top, mega projelerle ormanların yok edildiğini, dere yataklarının değiştirildiğini belirtti. ÇED raporlarının birer talan yöntemi olarak kullanıldığını dile getiren Ayçanur Top, “Bir yandan iklim krizinden söz edip diğer yandan ormanları, meraları, tarım alanlarını ve kıyıları yatırım alanı olarak görmek büyük bir çelişki. Kamusal yararı esas alan, ekolojik müşterekleri koruyan katılımcı bir planlama anlayışı şart. Rantın ve sömürgeciliğin hüküm sürdüğü politikalar terk edilmeli” dedi.
Karar alıcıların ve devletlerin kendi rızalarıyla yaşamı savunan politikalara dönmeyeceğini, bunun ancak toplumsal birleşik mücadeleyle mümkün olacağını söyleyen Ayçanur Top, sistemin “bireysel çözümler” dayatmasını eleştirerek, “Son yıllarda bize sürekli cam pipet kullanmak, bez çanta taşımak ya da bireysel karbon ayak izimizi azaltmak gibi çözümler sunuluyor. Unutmayalım ki ‘karbon ayak izi’ kavramını bir petrol şirketi dolaşıma soktu. Krizin asıl sorumluluğunu şirketlerden alıp bireylere yükleyen bu yeşil aklama (greenwashing) yöntemlerine karşı dikkatli olmalıyız. Mücadele tüketim alışkanlıklarımızı değil, karar alma süreçlerini ve bu sömürü rejimini değiştirmekle ilgilidir” sözlerine yer verdi.
Ekolojik mücadelenin, sömürge karşıtı mücadelenin, toplumsal cinsiyet mücadelesinin ve hayvan özgürlüğü hareketinin birbirinden ayrı kompartımanlar olmadığını, hepsinin bütünleşik bir hatta buluşması gerektiğini vurgulayan Ayçanur Top, “Akbelen’de, Kazdağları’nda, İkizköy’de, Elbistan’da, Gümüşhane’de ya da yaşadığımız herhangi bir yerde yaşam alanlarını savunan insanların mücadelesi aslında hepimizin ortak mücadelesidir. İklim adaleti, yerelden güçlenen dayanışmalarla mümkündür. Dünyanın başka yerlerinde bu hat ‘Ekososyalizm’ olarak da adlandırılıyor. İsmi ne olursa olsun, en anlamlı çağrı şudur: Dünyayı ve yaşamı savunmak için neredeyseniz oradan harekete geçin” diye kaydetti.
Okunma sayısı: 227
Ekososyalizm Ekstraktivizm İklim Krizi Jin News
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
Share. Twitter Facebook Email Telegram Threads

Öne Çıkan Yazılar

Nepal’deki Kriz: İklim Krizi, Kapitalizm ve Himalayalar’ın Politik Ekonomisi

Kunal Chattopadhyay

Doğa ve Halka Karşı Suç İşleyenlerin Aceleleri Var

Polen Ekoloji

“Düzenle Bağlarını Koparmaya Hazır Kadrolar Yetişiyor”

Cemre Nayir

Komün TV’de Ekolojik Çıkış Arayışları Üzerine

Onur Yılmaz

“Madenci” İşçiler ve “Çevreci” Köylüler

Polen Ekoloji

Ekososyalist Siyasetin Üç Prensibi

Polen Ekoloji
Son Yazılar

Nepal’deki Kriz: İklim Krizi, Kapitalizm ve Himalayalar’ın Politik Ekonomisi

6 Eylül 2026

Güneydoğu’da Sefalet

25 Ağustos 2026

Kolombiya Halklar Kongresi’nden Dayanışma Çağrısı

20 Ağustos 2026

Ekolojik Mücadelede Yerellik, Yerel Direniş ve Ekolojik Bütünlük

18 Ağustos 2026

Çevresel Dönüşüm ve Kırımcılıkla Mücadele

16 Ağustos 2026
SİTE TAKVİMİ
Eylül 2026
PSÇPCCP
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930 
« Ağu    
POLEN EKOLOJİ KİTAPLIĞI

Yaşam Ağında Emperyalizm

5 Eylül 2026

Tabiata Tahakküm ve Direniş: Türkiye’de Kapitalizmin Ekolojik Tarihi

13 Ocak 2026

Cüret

18 Kasım 2025

Tek İstediğimiz Dünya

4 Ağustos 2025

Kızıl Ekolojik Devrim

13 Mayıs 2025
Hakkımızda
Hakkımızda

POLEN EKOLOJİ KOLEKTİFİ olarak, ekolojik mücadelenin kapitalizme karşı toplumsal kurtuluş mücadelesinin bir parçası olarak örgütlü sürdürülmesi gerektiğini düşünen bir stratejinin hayata geçirilmesinde yol arkadaşlığı yapmak isteyen herkesi kolektifimize ortak olmaya çağırıyoruz.

As the POLEN ECOLOGY COLLECTIVE, we call on everyone who wishes to be a fellow traveler in implementing a strategy in the direction of an well-organized ecological struggle as part of the broader struggle for social liberation against capitalism, to join our collective.

bilgi@polenekoloji.org
polenekoloji@gmail.com

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
İçerikler

Nepal’deki Kriz: İklim Krizi, Kapitalizm ve Himalayalar’ın Politik Ekonomisi

6 Eylül 2026

Güneydoğu’da Sefalet

25 Ağustos 2026

Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

21 Ağustos 2026

Kolombiya Halklar Kongresi’nden Dayanışma Çağrısı

20 Ağustos 2026
1 2 3 … 132 Next
Polen Ekoloji’ye Katıl


Kolektif’e Katıl

Destek Ol

Hızlı Destek

Enstitü Seminerlerine Katıl

Bize yaz

  • BİZ KİMİZ
    • Polen Ekoloji Manifestosu
    • Amaç ve İşleyiş
    • Faaliyet Raporları
  • KATIL
  • ENSTİTÜ
  • POLEN BÜLTEN
  • POLEN DERGİ
  • GÜNDEM
  • TEORİ
    • Emekoloji
    • Gıda Egemenliği
    • Hayvan Özgürlüğü
    • İklim
    • Kent Ekolojisi
    • Mücadele ve Örgütlenme
    • Marksist Ekoloji
    • Dosya: Kapitalizm ve Ekolojik Yıkım
    • Madenciliğin Politik Ekolojisi
  • ENGLISH

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.