Polen Dergi’nin 15. sayısını buradan indirebilirsiniz. Polen’nden… 6 Şubat depremlerinin ardından geçen yıllarda depremden etkilenen halkın ihtiyaçlarını karşılamaya uzanmayan devlet eli, acele kamulaştırmalarla tapulu arazilere uzanıyor. Özellikle Hatay’da halkın toprakları gasp ediliyor ve “yeniden inşa” sürecinde barınma hakkı önemsenmeden rant devşiriliyor. Bu saldırılar yalnızca deprem bölgeleriyle sınırlı değil. Temmuz ayında TBMM’de madencilik torba yasası görüşülmeye başlandı. Bu yasa ile halihazırda %60’ı madene ruhsatlı olan coğrafyamızda şirketlerin ruhsat alanlarının genişletilmesi, ÇED süreçlerinin devre dışı bırakılması ve bu süreçteki kararlarda MAPEG’in yetkilendirilmesi planlanıyor. Yine bu dönemde Meclis’ten geçen İklim Kanunu ise “net 0 emisyon, yeşil kalkınma” söylemleriyle bezenmiş ama gerçekte sermaye lehine…
Yazar: Polen Ekoloji
English version is below. Polen Bülten’in Ağustos 2025 sayısından merhaba! Ülke genelinde basında yer alan ekoloji haberlerini aylık olarak derlediğimiz bültenimizle, artarak devam eden doğa tahribatı ve çevresel yıkımın gelişimini kaydetmeye devam ediyoruz. Madencilik, petrol ve doğalgaz projeleri Ağustos’ta da ekoloji gündeminde merkezi bir yer tutarken, ülkenin dört bir yanından yansıyan haberler iklim krizinin etkileri, ormansızlaştırma, kuraklık ve su kriziyle yüz yüze olduğumuz ekolojik sorunların ağırlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bülten boyunca geride bıraktığımız ayın ekoloji haberlerinin kısa özetlerini okuyabilecek ve haber kaynaklarına ulaşabileceksiniz. Ekolojik yıkımın tüm yaşamı hedef aldığı koşullarda, emekçiler ve ezilenlerin örgütlü mücadelesine olan inancımızla!…
Bu yazı, Polen Ekoloji Kolektifi Gıda Egemenliği Çalışma Grubu tarafından hazırlanmıştır. GİRİŞ Kırsal kesimde yaşayan çiftçiler, Türkiye’deki yoksulların en yoksulları haline getirildi. Gelirleri çok düşük olan kırsal emekçileri, (tarımsal) üreticiler, iş, aş ve aile geçimlerini sağlamak için meslekleri olan çiftçiliği terk etmek zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıldılar. Ekonomik, sosyal, siyasal olarak bugün ve gelecekte ciddi sorunlara gebe olan bu gidişatın durdurulması ve sorunların çözülmesi için; üreticilerin refah düzeylerinin yükseltilmesinin yanı sıra kültürel ve sosyal bakımdan istenilen seviyeye gelebilmelerinin nasıl sağlanacağı üzerine düşünülmesi gerekiyor. Büyük çoğunluğu kentsel alanlarda yaşayan tüketicilerin (halkların) ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşılabilmesi ve gıda hakkının tesis edilmesi bakımından…
Ütopya ufukta. Ben iki adım yürüyorum, o iki adım uzaklaşıyor ve bu arada ufuk koşarak on adım ilerliyor. Öyleyse ne işe yarıyor ütopya? İşte buna, yürümeye yarıyor. EDUARDO GALEANO Son dönemde çevre mücadelesinin gündeminde 2 önemli yasa var; Birisi özünde karbon ticaretini öngören, kirletme hakkını meşrulaştırmaya ve bunun üzerinden şirketlere para kazandırmaya yarayacak olan ‘’İklim Yasası’’. Diğeri zeytinliklerin kıyımının çok ötesinde kapitalist madenciliğin Türkiye’de sert şekilde yükselişini hedefleyen, devlet kurumlarını madenci şirketlerin bürokratik işlemlerini hızlandırmakla görevlendiren ‘’süper izin yasası’’. Ülkenin dört bir yanından çevre örgütleri bir araya gelerek yasanın tehlikelerine, doğada açacağı tedavisi imkânsız yaralara dikkat çekmek ve engellemek için…
English version is below. Polen Bülten’in Temmuz 2025 sayısından merhaba! Sıcakların kentleri kavurduğu, maden şirketlerinin saldırılarının hızla sürdüğü, ülkenin farklı bölgelerinde orman yangınlarının devam ettiği bir ayı geride bıraktık. Sermaye ve şirketlerin talepleri doğrultusunda hazırlanan iki kritik yasa, Emisyon Ticaret sistemini merkezine alarak, şirketlere “kirletme hakkı” tanıyan “İklim Kanunu” ve madencilik faaliyetlerinin önünü sınırsızca açan “Süper İzin” torba kanunu bu ay Meclis’ten geçti. Maden ve enerji projelerine karşı farklı yerellerde direnişler sürerken, “Toprağımızı Vermiyoruz” kampanyası kapsamında ülkenin dört bir yanından çevre örgütleri, köylüler ve emekçiler Ankara’da buluşarak “Süper Talan” yasasına karşı seslerini yükselttiler. Orman yangınlarında oluşan tahribat, doğa ve emek…
English version is below. Polen Bülten’in Haziran 2025 sayısından merhaba! Bu ayın öne çıkan ekoloji haberleri bir kez daha birleşik mücadelenin önemini gösteriyor. Ekolojik yıkım karşısında hızla büyütülmesi ve yaygınlaştırılması gereken bir mücadele. Ekolojik ihtilaflardaki gelişmelerde iktidarın yasaları öne çıktı. 2 Temmuz’da amacı “net sıfır emisyon” olarak bildirilen ancak özünde bir karbon ticareti yasası olan İklim Kanunu mecliste kabul edildi. Madenciliği hedef alan torba yasa ise mecliste görüşülmeye başlandı. Yaşam hakkı savunucuları, meclis önünde basın açıklamaları organize ettiler, Cemal Süreya parkında nöbet başlattılar ve mecliste vekiller ile görüştüler. Bütün bunlar, iktidarın, hukuku, halka karşı şirketlerin lehinde bir araç olarak kullandığını…
English is below. Onur Yılmaz’a Özgürlük! Polen Ekoloji Enstitüsü eski eşbaşkanı ve Polen Ekoloji Kolektifi üyesi Onur Yılmaz, 25 Haziran günü Türkiye’ye giriş yaparken Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alınmış, 27 Haziran’da ise çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştır. Onur’un katıldığı panel ve etkinliklerin yanı sıra bir itirafçının beyan ve iftiraları karara gerekçe yapılmıştır. Onur, bu ülkenin bir yurttaşı, bu gezegenin bir ferdi olarak kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkıma karşı Kazma Bırak Kampanyası’ndan Yeryüzü Sosyal Konferansı’na, Yaşam Altından Değerlidir Kampanyası’ndan halkların Glasgow Anlaşması’na geniş bir yelpazede mücadele etmiş; kendisini havanın, suyun, yaşam alanlarımızın, Ege’nin zeytinliklerini madencilerden koruma mücadelesi veren yoksul köylülerinin, Karadeniz’in ormanlarını kitle…
28-29 Haziran 2025 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Polen Ekoloji Kolektifi Genel Meclis Sonuç Bildirgesi’ni sunuyoruz. Polen Ekoloji Kolektifi Genel Meclisi, 28-29 Haziran günlerinde hibrit olarak toplandı. Bir taraftan emperyalist ittifakların “3. Dünya Savaşı”na doğru bir adım daha attıkları İran’a gerçekleştirdikleri saldırıların yaşandığı, diğer yandan “süper yasa” teklifi gibi, başta maden ve enerji şirketleri olmak üzere sermayeye kuralsız, sınırsız, hukuksuz hareket etme hakkı sunan hukuk/siyaset rejimi inşasının devam ettiği, öbür taraftan da devletin önleyicilik ve etkin müdahale görevlerini terk ettiği yaz aylarının “normal”i haline gelen orman yangınların ortasında kalmış bir halk ve doğa gerçekliği içinde Türkiye’deki doğa koruma mücadelesinin geliştirilmesinin yol ve yordamlarını…
Okuyacağınız bu metin, Climaximo üyesi Sinan Eden tarafından hazırlanmıştır. Çeviri: Ezgican Özdemir Kelly Kaynak 0. Bu yazıda, örgütsel çerçeve üzerine bir tartışma yaptıktan sonra stratejik çerçeve tartışmasına geçeceğiz. Toplumsal hareketler ve strateji tartışmaları için temel terminolojiyi tanıtmayı ve açıklığa kavuşturmayı amaçlıyoruz. Benzer bir dil ve terminoloji kullanarak, yanlış anlamalardan kaynaklanan karışıklıklara kapılmadan, ortak ve farklı noktaları tespit edebilmeyi hedefliyoruz. 1. Siyasette dört örgütsel katman vardır: ideolojik, siyasi, stratejik ve taktiksel katman. İdeolojik katmanda, örgüt içinde güçlü bir teorik sağlamlaşma vardır. Siyasi partiler bu soyutlama düzeyinde örgütlenir. Siyasi katmanda ortak bir vizyon vardır. Çoğu sosyal hareket bu düzeyde örgütlenir. Stratejiler, bir…
Polen Ekoloji Kolektifi’nin Aralık 2024’ten Haziran 2025’e kadar gerçekleştirdiği dışa açık faaliyetlerin derlemesini aşağıda bulabilirsiniz. Polen Ekoloji Kolektifi Faaliyet Raporu 1224-0625