Avrupa’da son yıllarda gelişen “iklim hareketinin” yol arayışı devam ediyor. Tartışma artık radikal doğrudan eylemlerin meşru olup olmadığını geride bıraktı ve daha çok bu eylemlerin yetersizliği üzerine daha güçlü bir örgütlenme ve strateji tartışmasına evrildi. “Küresel Kuzey”den daha güçlü enternasyonalizm pratiklerinin nasıl örüleceği yine tartışmanın merkezinde duruyor ve bu konuda da Filistin ile dayanışmada görüldüğü üzere epey bir yol kat edildi. Almanya bu konuda tipik bir örnek ve bu konuda hareketin içinden gelen bir incelemeye daha önce yer vermiştik. Avrupa’da da yükselişini sürdüren yeni faşist hareketler antikapitalist bir iklim hareketinin örgütlenmesine yönelik devlet şiddetini besliyor. 18-19 Ocak’ta The Surge adında…
Yazar: Polen Ekoloji
Hazırlayan: Polen Ekoloji Kolektifi İklim Çalışma Grubu AKP’nin yıllardır geleceğini duyurduğu ama yönetmelik düzenlemeleri daha çıkmadan yapılan1 İklim Kanunu teklifi, sonunda geçtiğimiz hafta görüşülmek üzere Çevre Komisyonu başta olmak üzere meclisin Adalet, Plan ve Bütçe, Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji komisyonlarına iletildi. Kanunun bu kadar çok komisyonu birden ilgilendirmesi yasal kapsamını ve etkileyeceği sektörleri şimdiden gösteriyor. Bu, çok anılan tabirle bir düzenin kendinde yapılabilir gördüğü bir “yapısal reform”. Teklifin Küresel Ekonomik Bağlamı İklim kanunu teklifi, “yeşil büyüme”, “net sıfır emisyon” ve piyasa temelli mekanizmalar (ör. Emisyon Ticaret Sistemi, karbon kredileri) çerçevesinde şekillendiriliyor.2 Bu tür yaklaşımlar, kapitalizmin…
Polen Dergi’nin 14. sayısını buradan indirebilirsiniz. Polen’den… Polen Dergi’nin bu sayısı, 6 Şubat depremleri ve İliç’in yıl dönümünü kapsayan süreçte hazırlandı. 6 Şubat depremlerinin ardından geçen 2 yıl içerisinde Hatay ve depremden etkilenen diğer illerde inşaat şirketlerinin lehine faaliyetler sürerken yıkımın sorumlularının bir kısmı yargılanmıyor. Diğer kısmı ise göstermelik yargı süreçlerinin ardından serbest bırakılıyor. Halk, kendi elleriyle yaşamı yeniden örmeye çalışıyor. Erzincan’ın İliç ilçesinde 9 işçinin hayatını kaybettiği olayın ardından geçen 2 yıl içerisinde ise dört bir tarafta yeni maden ocakları açılıyor, kapsam genişletmeler uygulanıyor ve maden işçilerinin emeğine yönelik sömürü devam ediyor. 21. yüzyılda enerji, inşaat, ulaşım ve gıda gibi…
Polen Ekoloji Kolektifi olarak Toplum ve Ütopya sitesi kolektifi ile birlikte Ankara’da Ekoloji 101 atölyesi düzenliyoruz. İlk oturumu 26 Ocak 2025’te gerçekleştirilecek atölye oturumlarını Polen Ekoloji Kolektifi üyeleri yürütecek. 4 oturumdan oluşan atölye 2 haftada bir Pazar günleri 14.30’da gerçekleşecek. “Emekoloji”, “iklim krizi”, “gıda egemenliği” ve “hayvan özgürlüğü” başlıklarındaki atölyemizde ekolojiye giriş niteliğinde sunumlar ve başlıklar çerçevesinde tartışmalar planlanmaktadır. Oturum | 2 Şubat | Emekoloji: İşçi Sınıfı ve Ekoloji Oturum | 9 Şubat | İklim Krizi Oturum | 23 Şubat | Gıda Egemenliği Oturum | 9 Mart | Hayvan Özgürlüğü Kaynak ve okuma listesi katılımcılarla paylaşılacaktır. Oturumlar yüz yüze Editör…
Hayatın her alanında yıkım olarak Türkiye tarihine kaydedilen 6 Şubat depremlerinin aynı zamanda ekolojik yıkım olduğu konusundaki düşüncemiz aradan geçen iki yılda değişmedi. Bizler önyargılı olduğumuz için, sabit fikirli olduğumuz için değil; depremin yaşandığı ilk andan itibaren sergilenen politik pratikle yıkımı besleyen, derinleştiren bir süreç olduğu için böyle düşünüyoruz. Düşüncemizin bir mücadele ve örgütlenme zorunluluğu taşıdığını da baştan söylemeliyiz, çünkü gerçekler devrimcidir! Öldüren kapitalizmdir, bugün deprem bölgelerinde dayanışma ve yaşam savunuculuğunun iç içeliğini zorunlu kılan tam da budur. Deprem, oluş biçimiyle jeolojik bir olay olsa da, sonuçları açısından toplumsal olaydır. Önlenebilir her ölüm cinayettir denilen yerde, depremin yaşandığı sahanın tamamı…
Yazı, Polen Ekoloji Kolektifi İklim Çalışma Grubu tarafından hazırlanmıştır. 2024’ün kayda geçen en sıcak yıl olduğunun artık belli olduğu günlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gabar’da çıkarılan petrolün yeni rekor seviyelere çıkarılacağının müjdesini veren bir video paylaştı. Artık eskimiş kaba bir “terör” söylemiyle Gabar’ın güven ve istihdamla adının anıldığını anlatan tesis çalışanları söylediklerine kendileri de pek inanıyor gibi görünmüyor. Yine aynı günlerde bakanlığın “kızılelmasının” enerji bağımsızlığı olduğunu söyleyen Bakan meselenin ideolojik arkaplanını da açıkça ortaya koyuyor. Türkiye dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenecek coğrafyalardan birinde bulunuyor. Gabar’daki petrol üretimi hükümetin kapitalist kalkınmacı politikalarına ivme kazandırmakla kalmayıp, halkın hayatını…
Polen Dergi’nin 13. sayısını buradan indirebilirsiniz. Polen’den… 2024’te dünya tarihin en sıcak yazını yaşadı! İklim değişikliğinin yarattığı felaketler, kuraklık, seller, yangınlar, gıda krizi yoksul insanların yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Gezegendeki tüm canlılar ve ekosistemin bütünü, emeğin ve doğanın sömürüsüyle beslenen sermayenin saldırısı altında. Coğrafyamızda ise iklim değişikliği, emeğin ve doğanın yoğun sömürüsü sonucu halkın giderek yoksullaşmasıyla, sağlıklı ve yeterli gıdaya; temiz havaya ve suya erişim sorunlarıyla, savaşlar ve çatışmaların yarattığı yıkımlarla ilişkili olarak yaşamımızın çeşitli alanlarında her gün önemli bir gündem olarak karşımızda durmakta. Bu sayımızın dosyasında, iklim değişikliği ve sömürgecilik arasındaki ilişkiyi farklı görünümleriyle ele…
Bu yazı, NGO Shipbreaking Platform sitesindeki aslından çevrilmiştir. Gaz Maruziyeti Bir Can Aldı 31 Ağustos’ta İzmir Aliağa’daki IŞIKSAN gemi geri dönüşüm tersanesinde, Fred Olsen & Co. şirketine ait Bermuda bandıralı yüzer petrol platformu Bideford Dolphin’in söküm işlemleri sırasında bir kaza meydana geldi. Kaza, açık deniz biriminde meydana gelmiş ve çok sayıda işçinin gaza maruz kalmasına yol açmıştır. Shipbreaking Platform isimli bir sivil toplum kuruluşu tarafından toplanan bilgilere göre, dört işçi gaza maruz kalmaktan doğrudan etkilenmiştir. Bunlardan biri olan İbrahim Karakaya trajik bir şekilde hayatını kaybetti. Diğer üç işçi ise geçen hafta geç saatlerde hastaneden taburcu edildi. İbrahim Karakaya, petrol…
Röportaj: Esra Erben Orman yangınlarının artan sıklığı ve şiddeti, iklim değişikliği ve çevresel faktörlerin etkisiyle giderek daha ciddi bir tehdit haline gelmektedir. Bu durumu yakından gözlemleyen ve yangın söndürme operasyonlarında aktif olarak görev alan arama kurtarma ekibinde yer alan Mansur Karaca ile röportaj yaptık. Karaca, sorularımızı deneyimlerinden yola çıkarak cevapladı ve bize yangınların arka planındaki nedenleri, alınan önlemleri ve hayvan kurtarma çalışmalarını detaylıca anlattı. 1.Orman yangınlarının artmasında küresel ısınmanın rolü hakkında ne düşünüyorsunuz? Yangınlarda küresel ısınmanın rolü birinci sırada yer alırken daha sonra çevresel faktörler gelmektedir. Arama kurtarmacı olarak geçtiğimiz günlerde yangın bölgesinde tanık olduğum bir olaydan bahsetmek istiyorum. Bölgede…
Meclisten Geçirilmek İstenen Bu Yasa Tasarısı Nedir? İktidar, haziran ayında 2004’de çıkarılan Hayvanları Koruma Kanunu’nun karşısında bir yasa tasarısı öne sürdü. Bu tasarı, sokakta yaşayan hayvanların barınaklarda toplanmasını, sahiplendirilmelerini, sahiplenilmedikleri takdirde barınaklarda hapsedilmelerini buyurmaktadır. Barınaklardaki “saldırgan, bulaşıcı ve tedavi edilemeyen hastalığı olan ya da sahiplenilmesi yasak olan” hayvanların öldürüleceğini söylemektedir. Popülasyonu azaltmak bahanesiyle ise “toplum için tehlike arz edenler” kategorisi dışında konumlandırdığı hayvanların da öldürülmesinin önünü açmaktadır. Cinayet ödevini belediyelere verip yerine getirmeyenleri 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile tehdit etmektedir. Bugüne Kadar Neler Oldu? Yasa tasarısının haberinin alındığı haziran ayından itibaren İstanbul, Ankara ve İzmir gibi birçok şehirde çeşitli eylemler düzenlendi. Akp,…