Yazar: Polen Ekoloji

Polen Dergi’nin 9. sayısını buradan indirebilirsiniz. İSYANIMIZ VAR! Biz kapitalist, ataerkil ve türcü sistemin her türlü baskısına, şiddetine ve yıkımına karşı dayanışma içinde mücadele edenler olarak her 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde mücadelemizi diri tutuyoruz ve isyanımızın sesini meydanlarda, fabrikalarda, afet çadırlarında, ekolojik yıkım alanlarında, tarlada, okulda, yaşamımızın her anında çoğaltarak yükseltiyoruz. Patriyarkal kapitalizmin, neoliberal şiddetin, erkek egemen modelin yarattığı zincirleri kabul etmiyoruz, biz varolduk, varoluyoruz ve hep varolacağız. Biz fabrikada sömürülen emekçi, evde ve sokakta şiddet gören, öldürülen, tacize uğrayanız, ev içi bakım emekçisiyiz, ırkçı saldırılara uğrayan, yaşam alanları talan edilen, toprağı mülksüzleştirilenleriz, depremde öldürülen ihtiyaçları göz ardı…

Devamını Oku

Bu günümüzü büyük oranda şekillendiren neoliberal kapitalizmin siyasi sözcülerinden bir olan İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, 1987’de “Toplum diye bir şey yoktur!” demişti. “Sadece tek tek kadınlarla erkekler ve aileler vardır.” Ve tek tek kadınlar, erkekler ve aileler yaşadıkları sorunlar karşısında birer bağımsız girişimci olarak kendi gemilerini yürütmelidirler. Nitekim o günden beri “devlet nerede” diye sorulan her felakette kimse olumlu bir cevap alamadı. Covid-19 pandemisinde milyonlarca insan öldü, kurtarmaya Devlet gelmedi. Avusturalya’da ve Brezilya’da, Türkiye’de günlerce, haftalarca ormanlar yandı, söndürmeye Devlet gelmedi. “Kemer sıkma”, açlık ve sefalet içinde yoksullar intihar etti, Devlet gelmedi. Deprem oldu, en az 200 bin canlı enkaz…

Devamını Oku

Millet İttifakı, 30 Ocak günü bir seçim beyannamesi olan Mutabakat Metni’ni açıkladı. 2300 maddelik Metin, kamuoyunda çok yönlü olarak tartışılmaya başlandı ve tartışma devam edecektir. Polen Ekoloji Kolektifi olarak, Metnin küresel ve yerel düzeyde yaşanılan ekolojik yıkım ve küresel iklim değişikliğinin nedenleri ve sonuçları bakımından değerlendirmeye çalışacağız. Polen Ekoloji Kolektifi olarak daha önce de, CHP tarafından açıklanan İkinci Yüzyıla Çağrı Vizyonu’na dair değerlendirmelerimizi paylaşmıştık. Millet İttifakı’nın liderliğini yapan CHP’nin bu Vizyon belgesindeki işaret ettiğimiz temel çelişkilerin Mutabakat Metni’nde de devam ettiğini söyleyebiliriz. Mutabakat Metni bütünlüklü olarak değerlendirildiğinde, metnin geneline dair şunları söyleyerek başlayabiliriz: Küresel olarak olduğu gibi –BM çatısı altında…

Devamını Oku

EKOLOJİ HAREKETLERİ KONFERANSI TUTUM BELGESİ: TÜM VARLIKLAR İÇİN ÖZGÜR VE EŞİT BİR YAŞAMI SAVUNUYORUZ 21 Ocak 2023, İstanbul Bizler, gezegende yaşamış ve yaşamakta olan tüm varlıklarla birlikte insanlığın da binlerce yıllık belleğini, birikimini temsil eden her şeyi sınırsızca tüketmeye, ormansızlaştırmaya, fosil yakıtların ölçüsüz kullanımına ve bunun sonucunda aşırı iklim olaylarına, emeğin güvencesiz, eşit olmayan yaşama mahkûm edilmesine kadar farklı yüzleriyle yaşadığımız politik saldırılara karşı mücadelenin parçasıyız. Bugün, tüm dünyadaki ekoloji direnişlerinin on yıllardır biriktirdiği deneyim ve direniş ruhuyla, İstanbul’da, 70’den fazla ekoloji örgütünün çağrısı ve 100’den fazlasının katılımıyla bu tarihsel buluşmayı gerçekleştirdik. Bir çalıştay ve altı webinarı da içeren bir…

Devamını Oku

Polen Ekoloji Kolektifi, 14-15 Ocak günlerinde yılın ilk Meclis toplantısını İstanbul’da yaptı. Üç yılını geride bırakan Polen Ekoloji Kolektifi’nin Meclis toplantısına İstanbul, İzmir, Bursa, Balıkesir ve Denizli’den “polenistler” katıldı. Meclis, Çalışma Raporunun değerlendirilmesi, Siyasi durum ve ekoloji hareketindeki gelişmeler, Polen İlke ve İşleyişi Tartışılması, çalışma gruplarının oluşturulması, plan, strateji ve gelecek dönem planlaması ile yeni Koordinasyon üyelerinin belirlenmesi gündemlerini görüştü. Meclis’te, ekolojik yıkımın ve iklim değişikliğinin birçok ekosistemde kırılma noktasına vardığı, kapitalizmin her nefes alışının milyonlarca insan ve diğer canlı türleri için ölüm olduğu vurgulandı. Kapitalizmin yaşadığı birleşik krizi aşmak için geliştirdiği yeni emek rejimi ve sermaye birikim stratejilerinin, NATO…

Devamını Oku

2022 kapitalizmin ortaya çıkardığı zararların özellikle yoksullar tarafından yoğun şekilde yaşandığı, dünyanın çeşitli yerlerinde savaşların sürdüğü, bu sırada ekolojik yıkım yaygın biçimde görünürleşirken iklim krizinin etkilerinin daha da hissedilir hale geldiği bir yıl oldu. Bununla birlikte, kapitalizmi yıkarak eşit ve özgür bir dünya kurmak isteyenler örgütlenmeye ve mücadeleye devam ettiler. Polen Ekoloji Kolektifi olarak, bu mücadelelerin parçası  olarak gördüğümüz çeşitli faaliyetleri ortaya koyduk. 2022 yılında çeviriler, söyleşiler, seminerler, paneller, emek ve ekoloji odaklı eylemleri kapsayan geniş bir alanda çalışmalar yaptık. Kolektifimizin 2022 yılı faaliyet raporu ile geride bıraktığımız yılda yaptıklarımızı değerlendirmeyi, deneyimlerimizden cesaret alırken eksiklerimiz üzerine düşünüp tartışabilmeyi amaçlıyoruz. Hep…

Devamını Oku

POLEN EKOLOJİ KOLEKTİFİ -AMAÇLAR VE İŞLEYİŞ- AMAÇLAR: Programatik Amaç: Kolektif üyeleri; gezegensel ekolojik çöküşün sorumlusu kapitalist sisteme karşı ekoloji mücadelesini: işçinin emeğini sömürürken onun bedenini yıkıma uğratan ve insanın inorganik bedeni olan doğayı yok ederek tüm canlıların yaşam koşullarını ortadan kaldıran kapitalist özel mülkiyete dayalı, sermayenin yeniden üretimi ve kâr güdüsüyle örgütlenen üretim tarzına karşı antikapitalist; yaşam koşullarını, geçimini, kültürünü korumaya çalışan işçinin, emekçi köylünün, tüm ezilenlerin karşısına jandarması, polisi, paramiliter çeteleri ve her türlü zor aygıtıyla dikilen kapitalist devlete ve patronlara karşı antifaşist; emperyalist blokların birbirleriyle rekabet halinde, günümüz kapitalizmindeki bütünleşik ve hiyerarşik dünya pazarında mali ve ekonomik sömürgesi…

Devamını Oku

2022 Ekolojik İhtilaflar Raporu’nu okumak için tıklayınız. Ekolojik yıkımın etkisi 2022 yılında da gerek sosyo-ekonomik gerekse de çevre, halk ve işçi sağlığı bütünselinde sürdü. Ağır sanayi üretiminden zehirli kimyasalların kullanılmasına dek planlı kirletme söz konusu oldu ve makro ölçekli kirlilik olayları büyük düzeyde sömürünün ölçeğini belirledi. Büyük miktarlardaki ağır sanayi hurdasının terk edildiği yerlerde çalışanlar akut ve kronik sağlık risklerine maruz kaldı. Ormansızlaş(tır)manın artmasıyla doğal varlıkların aşırı hasadı çevresel hasar ve bozulmayla eş zamanlı olarak çatışmaların finanse edilmesi için kullanılan politikalardan oldu. Otoriteler tarafından insansızlaştırma/doğasızlaştırma için benimsenen zehir kullanımı bu çerçeveden daha geniş bir kapsamı hedef aldı. Yoksulluğu yaratan ve…

Devamını Oku

Cumhuriyet Halk Partisi, 3 Aralık’ta (2022) “İkinci Yüzyıla Çağrı” başlığıyla ekonomi kurmaylarıyla birlikte müstakbel iktidarlarında uygulayacakları ekonomi politikalarını açıkladı. Her biri ekonominin farklı görünümleri üzerine yapılan sunumlarda her bir konuşmacının belki de en sık tekrarladığı kavramlar –teknoloji ile birlikte- “Temiz enerji, temiz üretim, temiz fonlar, temiz para, temiz yönetim, temiz toplum” oldu. Bütün bu kavramlarla “ikinci yüzyılda” “halkın kalıcı zenginlik”e erişmesi için öngörülen “dönüşüm modeli” betimlenmeye çalışıldı. Bu dönüşümün adını ise CHP’nin “Endüstriyel Dönüşüm Başdanışmanı” Jeremy Rifkin, “finans kapitalden ekolojik kapitale geçiş” olarak koydu. CHP tarafından açıklanan bu “Vizyon”, küresel/ulusal sermaye çevreleri ve onların sözcüsü “yeşil” “sarı” “kırmızı” vb.…

Devamını Oku

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı (COP27), Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde yapıldı. Konferans önceki yıllarda olduğu gibi emperyalist devletler arasında artan rekabet ortamında gerçekleşirken kendi devletlerinin askeri ve siyasi gücüne yaslanarak gezegeni yağmalayan şirketlerin sponsorluğunda gerçekleşti ve darbeci Sisi diktatörlüğü tarafından “Afrika COP’u” sahte alt metniyle organize edildi. Başından sonuna kadar sahtekarlıkla dolu zirvedeki absürtlüklerin belki de en barizi plastik kirliliği ve tatlı su kullanımı ile tek başına dünya çapında büyük bir ekolojik tahribatın sorumlusu olan Coca-Cola’nın da zirvenin sponsorları arasında olmasıydı, ki şirket zirvenin ilerleyen günlerinde artan tepkiler üzerine görünüşte bu sponsorluktan çekildi. Bu çok uluslu…

Devamını Oku