Yaşam için Yasa İnisiyatifi’nin uluslararası mevzuatlara dayanarak tanımladığı gibi mal veya kaynak değil, doğuştan gelen haklara sahip, duyguları olan ve hissedebilen canlılar olan hayvanların haklarının savunulmasını aynı ekosistemin paydaşları olarak bir sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu canlıların sahipli/sahipsiz tanımlamasına bakılmaksızın, gerek mezbahalar, gerek “çiftlikler”, gerekse gösterilerde kullanmak, sergilemek, yarıştırmak, dövüştürmek amacıyla ömürlerini esaret altında geçirmek zorunda kalmalarını, işkence ve kötü muameleye maruz bırakılarak üzerlerinden kazanç elde edilmesini kesinlikle reddediyoruz. Hayvanların göz yumulamaz şiddet biçimlerine çeşitli biçimlerde maruz kalmasına ve katledilmelerinin, pazarlanmalarının meşrulaşmasına seyirci kalmayacağız. Hayvanlarla birlikte yaşadığımız bu dünyada, ülkelerde, şehirlerde, mahallelerde, sokaklarda onların da birer sakin olduğunu bilerek; – hem…
Yazar: Polen Ekoloji
Özgürlüğe susadık. Özlemlerimiz birikti. Bizi, yani sömürücü sınıf ve onun etrafında kümelenmiş mafyatik güruhun dışında kalan herkesi, kuşatmaya, başeğdirmeye çalışan bir rejimle karşı karşıyayız. Biat etmeyen tüm kolektif alanlar, kişiler yoğun bir baskı altında. Ancak tüm bu yoğun baskı ve şiddete rağmen bu rejim emeline ulaşamadı; ülkede bir mezar sessizliği istiyorlardı, başaramadılar. Demokratik toplumsal güçler direndi, yenilmedi, her fırsatını bulduğunda hücuma geçti. İşte o anlardan birindeyiz. Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan, iktidarın vasat bir kadrosundan başka bir şey olmayan kayyuma karşı üniversite öğrencilerinin cesaretle başlattıkları eylemler öfkemizi dört bir yanda isyana dönüştürdü. Biz bu topraklarda kayyumları ve bu zihniyeti iyi tanıyoruz. Belediyelere…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Ocak 2021 | Sayı: 10 3-5 ağaç meselesi… İklim Krizi Burdur Gölü’nün suyu çekildi, iskele ortada kaldı Büyüklük olarak Türkiye’de yedinci sırada olan ve bilim insanlarının yaptığı son ölçümlere göre su seviyesinde son 50 yılda 17 metre düşüş saptanan Burdur Gölü’nün su hacminde yüzde 40’a varan kayıp belirlendi. Etrafındaki tarım arazilerinde aşırı su tüketimine neden olan mısır, yonca gibi bitki üretimleri yapılan, yer altı su kaynaklarının da yüzde 70’i tarımda kullanılan Burdur Gölü’nün en büyük sorunlarından biri de kaçak sondajlar. Jeoloji Mühendisleri Odası Burdur Şubesi: “Göller Bölgesi, çöller bölgesi olmasın” Jeoloji Mühendisleri Odası Burdur Şubesi Yönetim…
Korona salgınının tüm dünyada yaşamı derinden etkilediği günlerde, temel ihtiyaçların karşılanmasında ve sağlık sistemlerinde başarısız olan hükümetler, fosil yakıta dayalı ekonomilerin çarklarının dönmesi için “evde kalamayan” işçileri salgının içine atarken, bir yandan da daha fazla yakıt için yerin altını üstüne getirmeye devam ettiler. İşte bu fosil yakıtları için 2020’de Doğu Akdeniz’de yaşanan askeri gerilim ve Türkiye’nin Karadeniz’deki yeni gaz keşfine karşı 25 Eylül 6. Uluslararası İklim Grevi gününde başlatılan Kazma Bırak (Yunanistan’daki adıyla – Μας σκάβουν τον λάκκο – “Mezarımızı Kazıyorlar”) kampanyası hızla Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’tan çeşitli politik yapıların ve çevre örgütlerinin ilgisini çekti. Eylül’den bu yana çeşitli çevrimiçi…
Politisch-ökologische Kritik an der durch den Kapitalismus verursachten Zerstörung der Natur begann sich insbesondere seit 1970er Jahren zu entwickeln. Es war die Zeit, wo die neoliberalen Politiken die Kommerzialisierung aller als öffentlich angesehenen Dienstleistungen (von Bildung bis Gesundheit), städtischer und natürlicher Gemeingüter (von Parks bis Wasserressourcen) der Reproduktion des Kapitals dienen ließen. Ökologische Bewegungen, die sich für Leben und Natur einsetzen, haben sich weltweit gegen die Ausbreitung neoliberaler Politik auf alle Lebensbereiche entwickelt, die sich bei der Kommerzialisierung des Wassers, der Grundlage des Lebens, symbolisiert. Eines der Hauptthemen der heutigen Weltpolitik ist die Frage, wie gegen die ökologische Krise u.a.…
Las críticas político-ecológicas contra la destrucción de la naturaleza causada por el capitalismo en el mundo comenzaron a desarrollarse especialmente a partir de la década de 1970. Fue el período en el que las políticas neoliberales estuvieron dominadas por la comercialización de todos los servicios públicos (desde la educación hasta la salud), los bienes comunes urbanos y naturales (desde los parques hasta los recursos hídricos) y la reproducción del capital. Los movimientos ecológicos que defienden la vida y la naturaleza se han desarrollado en todo el mundo contra las políticas neoliberales que abarcan toda la vida como expresión simbólica en…
Di cîhanê de li hember talan û qirkirina xwezayê ya ku kapitalizm bûye sedem rexneyên politik û xwezeyî di sala 1970 yî de dest pê dikin. Ew sal, bûn salên serdemeke ku ji hetanî wê demê hemû xizmetên ku wek qamûsal tên dîtin (ji perwerdeyê hetanî tendûrîstiyê), hevparên bajarî û xwezayî ( ji westaniyan hetanî çavkaniyên avê) bi awayekî bazirganî jî nû ve bûna hilberînên sermayeyê ku polîtikayên neo-lîberal bi serketî. Ava ku bingeha jiyaneyeyê û bûye amûra bazirganiyê nîşanêya xwe di polîtîkayên neo-lîberal de dibîne li hember vê polîtîkayên ku dixwazê hemû jiyanê dorpêç bike li her deverê cîhane…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Aralık 2020 | Sayı: 9 3-5 ağaç meselesi… Özet Yılın son ayı, yılın geri kalanı gibi tüm ekoloji gündemlerinin giderek daha yoğunlaştığı, doğaya ve emeğe yönelik saldırıların yılın bakiyesinden geçirildiği zor bir ay oldu. İki başlık öne çıktı: mecliste geçirilen çevre gündemleriyle ilgili yasa değişiklikleri ve son 5 yılın en kurak yılının sonucu olarak her gün bir yenisi eklenen göl, baraj ve nehirlerdeki kuruma haberleri. Önceki ay mecliste ve sokakta güçlü bir direnç gösterilerek bazı maddelerinde geri adım attırılan enerji kanununda düzenlemeler içeren torba yasanın hemen ardından, adeta demokratik toplumsal güçler nefeslerini toparlayamadan paralel bir bakanlık…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Kasım 2020 | Sayı: 8 3-5 ağaç meselesi… Özet 8 aydır derlemeye çalıştığımız ekoloji haberlerinin en yoğun olduğu ay Kasım oldu. Kapitalizmin Türkiye’deki krizinin salgın koşulları bahane edilerek emeğe ve doğaya yeni bir saldırı dalgasıyla aşılmaya çalışılması Kasım ayında artan ihtilaflara yansıdı. Torba yasa bu saldırının yasal boyutu için zemini genişletirken tekil-yerel ihtilaflarda devlet ve şirketler hiçbir yasallık tanımaksızın fiziki saldırı ve baskılarını sürdürdüler. Kasım, kurak geçen sonbaharın etkilerinin barajlarda ve göllerde hissedildiği bir ay oldu. Son 50 yılın en sıcak Ekim ayında yağışlar toplamda %58 azaldı. İstanbul ve Edirne’de içme suyu sıkıntısı tehlikesi belirirken Meriç…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Ekim 2020 | Sayı: 7 3-5 ağaç meselesi… Özet Ekim ayında her yıl düzenli olarak pek çok şey olur. Mesela Kuzey Buz Denizi yazın ardından yeniden buz tutmaya başlar. Ancak bu yıl öyle olmadı. Sibirya’daki dev yangınlar ve albedo etkisinin azalmasıyla kutup bölgesi yeryüzünün diğer her yerinden daha çok ısındı ve buz tutma süreci gecikti. Gezegen alarm verirken tüm dünyada toplumsal kriz koşulları da alabildiğine derinleşiyor. Kapitalizmin ekolojik rejimi, ekosistemin bir parçası olan kapitalist toplumu sürdürülemez hale getiren en önemli etken haline geldi. Her ay işte bu krize, bu yıkım sürecine kendi coğrafyamızdan bakmaya devam ediyoruz.…