Las críticas político-ecológicas contra la destrucción de la naturaleza causada por el capitalismo en el mundo comenzaron a desarrollarse especialmente a partir de la década de 1970. Fue el período en el que las políticas neoliberales estuvieron dominadas por la comercialización de todos los servicios públicos (desde la educación hasta la salud), los bienes comunes urbanos y naturales (desde los parques hasta los recursos hídricos) y la reproducción del capital. Los movimientos ecológicos que defienden la vida y la naturaleza se han desarrollado en todo el mundo contra las políticas neoliberales que abarcan toda la vida como expresión simbólica en…
Yazar: Polen Ekoloji
Di cîhanê de li hember talan û qirkirina xwezayê ya ku kapitalizm bûye sedem rexneyên politik û xwezeyî di sala 1970 yî de dest pê dikin. Ew sal, bûn salên serdemeke ku ji hetanî wê demê hemû xizmetên ku wek qamûsal tên dîtin (ji perwerdeyê hetanî tendûrîstiyê), hevparên bajarî û xwezayî ( ji westaniyan hetanî çavkaniyên avê) bi awayekî bazirganî jî nû ve bûna hilberînên sermayeyê ku polîtikayên neo-lîberal bi serketî. Ava ku bingeha jiyaneyeyê û bûye amûra bazirganiyê nîşanêya xwe di polîtîkayên neo-lîberal de dibîne li hember vê polîtîkayên ku dixwazê hemû jiyanê dorpêç bike li her deverê cîhane…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Aralık 2020 | Sayı: 9 3-5 ağaç meselesi… Özet Yılın son ayı, yılın geri kalanı gibi tüm ekoloji gündemlerinin giderek daha yoğunlaştığı, doğaya ve emeğe yönelik saldırıların yılın bakiyesinden geçirildiği zor bir ay oldu. İki başlık öne çıktı: mecliste geçirilen çevre gündemleriyle ilgili yasa değişiklikleri ve son 5 yılın en kurak yılının sonucu olarak her gün bir yenisi eklenen göl, baraj ve nehirlerdeki kuruma haberleri. Önceki ay mecliste ve sokakta güçlü bir direnç gösterilerek bazı maddelerinde geri adım attırılan enerji kanununda düzenlemeler içeren torba yasanın hemen ardından, adeta demokratik toplumsal güçler nefeslerini toparlayamadan paralel bir bakanlık…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Kasım 2020 | Sayı: 8 3-5 ağaç meselesi… Özet 8 aydır derlemeye çalıştığımız ekoloji haberlerinin en yoğun olduğu ay Kasım oldu. Kapitalizmin Türkiye’deki krizinin salgın koşulları bahane edilerek emeğe ve doğaya yeni bir saldırı dalgasıyla aşılmaya çalışılması Kasım ayında artan ihtilaflara yansıdı. Torba yasa bu saldırının yasal boyutu için zemini genişletirken tekil-yerel ihtilaflarda devlet ve şirketler hiçbir yasallık tanımaksızın fiziki saldırı ve baskılarını sürdürdüler. Kasım, kurak geçen sonbaharın etkilerinin barajlarda ve göllerde hissedildiği bir ay oldu. Son 50 yılın en sıcak Ekim ayında yağışlar toplamda %58 azaldı. İstanbul ve Edirne’de içme suyu sıkıntısı tehlikesi belirirken Meriç…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Ekim 2020 | Sayı: 7 3-5 ağaç meselesi… Özet Ekim ayında her yıl düzenli olarak pek çok şey olur. Mesela Kuzey Buz Denizi yazın ardından yeniden buz tutmaya başlar. Ancak bu yıl öyle olmadı. Sibirya’daki dev yangınlar ve albedo etkisinin azalmasıyla kutup bölgesi yeryüzünün diğer her yerinden daha çok ısındı ve buz tutma süreci gecikti. Gezegen alarm verirken tüm dünyada toplumsal kriz koşulları da alabildiğine derinleşiyor. Kapitalizmin ekolojik rejimi, ekosistemin bir parçası olan kapitalist toplumu sürdürülemez hale getiren en önemli etken haline geldi. Her ay işte bu krize, bu yıkım sürecine kendi coğrafyamızdan bakmaya devam ediyoruz.…
“Karadeniz ve Akdeniz’deki fosil yakıt aramaları durdurulsun!” diye sesimizi yükseltiyoruz. Peki neden? Bazı sade yanıtlar burada:
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Eylül 2020 | Sayı: 6 3-5 ağaç meselesi… Küresel iklim krizinin, öngörülemez iklim felaketlerinin yaşanacağı bir aşamasına adım adım ilerliyoruz. Dünyanın dört bir yanında söndürülemeyen yangınlar, ani sıcaklık değişimleri, uzun süreli sıcaklık dalgaları, kuraklık ve seller, devasa kasrıga ve fırtınalar yaşanıyor. Bunun üzerine ormansızlaştırma ve biyoçeşitlilik kaybı tüm coğrafyalarda hız kesmeden sürüyor. Tüm bu birbirini güçlendiren pozitif geri mekanizmaları bize kritik bir eşikte olduğumuzu hatırlatsa da devletler ve devletlerin kapitalizmin krizi karşısında kârlarını garanti ederek himaye ettiği şirketler karbon salımlarını azaltmak için gerekli adımları atmak bir yana yeni fosil yakıt yatırımlarını ilan ediyorlar. Bunlardan birini Ağustos…
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki fosil yakıt arama faaliyetleri nedeniyle diğer Akdeniz ülkeleri ile yaz boyunca inişli çıkışlı devam eden siyasi bir gerilim yaşadı. Gerilim zaman zaman savaş tehditlerini ve sıcak savaş riskini de içeriyordu. 21 Ağustos’ta ise “müjde” olarak ilan edilen Karadeniz’de deniz tabanındaki sondaj çalışmaları sonucunda yeni doğal gaz rezervi keşfedildiği açıklandı. İklim krizinin geldiği noktada Türkiye ve dünyadan ekoloji örgütleri #KazmaBırak etiketiyle bir kampanya başlatarak halkların daha fazla fosil yakıtın çıkarılmaması ve enerji demokrasisi taleplerini yükselttiler. Türkçe, Kürtçe, Arapça, Farsça, Yunanca, İngilizce, Almanca, Portekizce, İspanyolca ve Fransızca’ya çevrilecek imza kampanyası metni, ekoloji örgütleri arasında uluslararası işbirliğini artırmayı hedefliyor. Kampanyaya…
Aylık Ekoloji Haberleri Bülteni Ağustos 2020 | Sayı: 5 3-5 ağaç meselesi… Ağustos ayı kimileri için müjde, geri kalan çoğunluğumuz içinse felaket anlamına gelen doğalgaz keşif ve çıkarma faaliyetlerinin açıklandığı bir ay oldu. Ama özellikle Giresun ve Rize’de yaşanan sel felaketleri ve neredeyse her gün bir noktada patlak veren orman yangınları ortada müjdelenecek bir şey olmadığını kendiliğinden bize gösteriyordu. Sermaye yapımı iklim krizi ile yine sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen kentler, talan edilen doğa birleşerek canımız almaya, canımız yakmaya, toprakları giderek yaşanılmaz kılmaya devam ediyor. Doğaya ve emeğe bu büyük saldırı dalgasına karşı coğrafyaya yayılmış irili ufaklı direnişler ise yerellerden taşıp…
Son günlerin kritik gündemlerinden olan Doğu Akdeniz’de bulunan fosil yakıtların çıkarılmasının ülkeler arasında neden olduğu ihtilaf herhalde bir tek ekolojik sonuçları açısından tartışılmadı. Konunun, devletler arasında savaşa gidecek kadar büyük bir gerilime neden olması içeride devlet şiddeti ve milli birlik yalanıyla birleşerek bu açıdan tartışılmasının tümüyle zorlaşacağı bir ortam yaratılıyor. Toplumun örgütlü güçlerinin halklar arasında onurlu bir barışı savunacak, ulusal servet gözüyle bakılan fosil yakıtların küresel ekolojik krizin geldiği noktada çıkarılmasının ve kullanılmasının yaratacağı zararı anlatacak bir iradeyle sesini yükseltmesi gerekiyor. Polen Ekoloji Kolektifi olarak biz de konu gündeme bir kez daha sokulduğunda ortak bir değerlendirme yaptık. Daha Çok Fosil…